Yaşlı Nüfus Son 5 Yılda %16 Arttı

Yaşlı Nüfus Son 5 Yılda %16 Arttı

Ankara (CUHA) – Türkiye’de yaşlı nüfus olarak kabul edilen 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus, 2014 yılında 6 milyon 192 bin 962 kişi iken son beş yılda %16 artarak 2018 yılında 7 milyon 186 bin 204 kişi oldu.

TÜİK, “2018, İstatistiklerle Yaşlılar” verilerini açıkladı. Buna göre, yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2014 yılında %8 iken, 2018 yılında %8,8’e yükseldi. Yaşlı nüfusun 2018 yılında %44,1’ini erkek nüfus, %55,9’unu kadın nüfus oluşturdu. Nüfus projeksiyonlarına göre, yaşlı nüfus oranının 2023 yılında %10,2, 2030 yılında %12,9, 2040 yılında %16,3, 2060 yılında %22,6 ve 2080 yılında %25,6 olacağı öngörüldü. Yaşlı nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2014 yılında yaşlı nüfusun %60,9’u 65-74 yaş grubunda, %31,4’ü 75-84 yaş grubunda ve %7,7’si 85 ve daha yukarı yaş grubunda iken, 2018 yılında %62,2’si 65-74 yaş grubunda, %28,6’sı 75-84 yaş grubunda ve %9,2’si 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı görüldü.

Dünya nüfusunun 2018 yılında %9,1’ini yaşlı nüfus oluşturdu. En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk üç ülke sırasıyla %33,2 ile Monako, %28,4 ile Japonya ve %22,4 ile Almanya oldu. Türkiye bu sıralamada 167 ülke arasında 66. sırada yer aldı.

TÜRKİYE NÜFUSUNUN ORTANCA YAŞI YÜKSELDİ

Nüfusun yaşlanması ile ilgili bilgi veren göstergelerden biri olan ortanca yaş, 2014 yılında 30,7 iken 2018 yılında 32 oldu. Ortanca yaş 2018 yılında erkeklerde 31,4, kadınlarda 32,7 olarak gerçekleşti. Nüfus projeksiyonlarına göre, ortanca yaşın 2023 yılında 33,5, 2030 yılında 35,6, 2040 yılında 38,5, 2060 yılında 42,3 ve 2080 yılında 45 olacağı öngörüldü.

Hayat Tabloları, 2015-2017 sonuçlarına göre, doğuşta beklenen yaşam süresi Türkiye geneli için 78 yıl, erkekler için 75,3 yıl ve kadınlar için 80,8 yıl oldu. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşamakta olup, doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,5 yıl oldu.

Ülkemizde 65 yaşına ulaşan bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 17,7 yıl oldu. Erkekler için bu sürenin 16 yıl, kadınlar için 19,2 yıl olduğu gözlendi. Diğer bir ifade ile 65 yaşına ulaşan kadınların erkeklerden ortalama 3,2 yıl daha fazla yaşayacağı tahmin edildi. Beklenen yaşam süresi 75 yaşında 10,7 yıl iken 85 yaşında 5,9 yıl oldu.

Çalışma çağındaki yüz kişiye düşen yaşlı sayısını ifade eden yaşlı bağımlılık oranı, 2014 yılında %11,8 iken bu oran 2018 yılında %12,9’a yükseldi. Nüfus projeksiyonlarına göre, yaşlı bağımlılık oranının 2023 yılında %15,2, 2030 yılında %19,6, 2040 yılında %25,3, 2060 yılında %37,5 ve 2080 yılında %43,6 olacağı öngörüldü.

YAŞLI NÜFUS ORANININ EN YÜKSEK OLDUĞU İL SİNOP OLDU

Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il, 2018 yılında %18,3 ile Sinop oldu. Bu ili %17,1 ile Kastamonu, %15,7 ile Artvin izledi. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu iller ise %3,2 ile Şırnak ve Hakkari oldu. Bu illeri %3,8 ile Van ve Şanlıurfa izledi.

Yaşlı nüfusun %0,1’ini oluşturan 100 yaş ve üzerindeki yaşlı kişi sayısı, 2018 yılında 5 bin 202 oldu. Türkiye’de 100 yaşın üzerinde en fazla yaşlıya sahip ilk üç il sırasıyla 701 kişi ile İstanbul, 272 kişi ile Giresun ve 263 kişi ile Ankara iken en az yaşlıya sahip iller ise sırasıyla 4 kişi ile Ardahan ve Bayburt, 6 kişi ile Bartın ve 7 kişi ile Edirne oldu.

EĞİTİMLİ YAŞLI NÜFUS ORANI ARTTI

Okuma yazma bilmeyen yaşlı nüfus oranı, 2013 yılında %23,9 iken 2017 yılında %19,6’ya düştü. Okuma yazma bilmeyen yaşlı kadınların oranının, 2017 yılında yaşlı erkeklerin oranından 4,3 kat fazla olduğu görüldü. Okuma yazma bilmeyen yaşlı kadınların oranı %29,6 iken yaşlı erkeklerin oranı %6,8 oldu. Eğitim durumuna göre yaşlı nüfus incelendiğinde, 2013 yılında yaşlı nüfusun %41,2’si ilkokul mezunu, %4,6’sı ortaokul veya dengi okul/ilköğretim mezunu, %4,9’u lise veya dengi okul mezunu, %4,7’si yükseköğretim mezunu iken 2017 yılında ilkokul mezunu olanların oranı %44,5’e, ortaokul veya dengi okul/ilköğretim mezunu olanların oranı %6’ya, lise veya dengi okul mezunu olanların oranı %6,3’e, yükseköğretim mezunu olanların oranı ise %6,2’ye yükseldi. Yaşlı nüfusun eğitim durumu cinsiyete göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu gözlendi. Bitirilen tüm eğitim düzeylerinde yaşlı erkek nüfus oranının yaşlı kadın nüfus oranından daha yüksek olduğu görüldü.

YAŞLI NÜFUSUN İŞGÜCÜNE KATILMA ORANI %12,2 OLDU

Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre, 2017 yılında 15-64 yaş grubunda işgücüne katılma oranı %52,8 iken yaşlı nüfusun işgücüne katılma oranı %12,2 olarak gerçekleşti. Yaşlı erkek nüfusta bu oran %20,6 iken yaşlı kadın nüfusta %5,6 oldu. Yaşlı nüfustaki işsizlik oranının ise %2,2 olduğu görüldü. Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre, istihdam edilen yaşlı nüfusun sektörel dağılımı incelendiğinde, 2017 yılında yaşlı nüfusun %68,7’sinin tarım sektöründe, %24,2’sinin ise hizmetler sektöründe yer aldığı görüldü.

 

Türkiye’de 2019 Şubat Ayında 78 Bin 450 Konut Satıldı

Türkiye’de 2019 Şubat Ayında 78 Bin 450 Konut Satıldı

Ankara (CUHA) – Türkiye genelinde konut satışları 2019 Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %18,2 oranında azalarak 78 bin 450 oldu.

TÜİK, “Şubat 2019, Konut Satış İstatistikleri”ni açıkladı. Buna göre, konut satışlarında, İstanbul 14 bin 462 konut satışı ve %18,4 ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul’u, 7 bin 690 konut satışı ve %9,8 pay ile Ankara, 4 bin 403 konut satışı ve %5,6 pay ile İzmir izledi. Konut satış sayısının düşük olduğu iller sırasıyla 5 konut ile Hakkari, 12 konut ile Ardahan ve 22 konut ile Bayburt oldu.

İPOTEKLİ KONUT SATIŞLARI ŞUBAT’TA 8 BİN 890 OLDU

Türkiye genelinde ipotekli konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre %68,2 oranında azalış göstererek 8 bin 890 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %11,3 olarak gerçekleşti. İpotekli satışlarda İstanbul bin 724 konut satışı ve %19,4 pay ile ilk sırayı aldı. Toplam konut satışları içerisinde ipotekli satış payının en yüksek olduğu il %25 ile Ardahan oldu.

Diğer konut satışları Türkiye genelinde bir önceki yılın aynı ayına göre %2,2 oranında artarak 69 bin 560 oldu. Diğer konut satışlarında İstanbul 12 bin 738 konut satışı ve %18,3 pay ile ilk sıraya yerleşti. İstanbul’daki toplam konut satışları içinde diğer satışların payı %88,1 oldu. Ankara 6 bin 648 diğer konut satışı ile ikinci sırada yer aldı. Ankara’yı 3 bin 851 konut satışı ile İzmir izledi. Diğer konut satışının en az olduğu il 5 konut ile Hakkari oldu.

Türkiye genelinde ilk defa satılan konut sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre %25,3 azalarak 32 bin 648 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk satışın payı %41,6 oldu. İlk satışlarda İstanbul 6 bin 365 konut satışı ve %19,5 ile en yüksek paya sahip olurken, İstanbul’u 2 bin 527 konut satışı ile Ankara ve bin 800 konut satışı ile İzmir izledi.

Türkiye genelinde ikinci el konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre %12,3 azalış göstererek 45 bin 802 oldu. İkinci el konut satışlarında da İstanbul 8 097 konut satışı ve %17,7 pay ile ilk sıraya yerleşti. İstanbul’daki toplam konut satışları içinde ikinci el satışların payı %56 oldu. Ankara 5 bin 163 konut satışı ile ikinci sırada yer aldı. Ankara’yı 2 bin 603 konut satışı ile İzmir izledi.

YABANCILARA ŞUBAT’TA 3 BİN 321 KONUT SATIŞI GERÇEKLEŞTİ

Yabancılara yapılan konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre %92,1 artarak 3 bin 321 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında, Şubat 2019’da ilk sırayı bin 440 konut satışı ile İstanbul aldı. İstanbul ilini sırasıyla 672 konut satışı ile Antalya, 196 konut satışı ile Ankara, 192 konut satışı ile Bursa ve 138 konut satışı ile Yalova izledi.

Şubat ayında Irak vatandaşları Türkiye’den 628 konut satın aldı. Irak’ı sırasıyla, 307 konut ile İran, 236 konut ile Rusya Federasyonu, 166 konut ile Afganistan ve 150 konut ile Kuveyt izledi.

 

Bakan Dönmez: “Türkiye Bölgede Enerjinin Ticaret Merkezi Olma Yolunda”

Bakan Dönmez: “Türkiye Bölgede Enerjinin Ticaret Merkezi Olma Yolunda”

Bursa (CUHA) – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “Türkiye bölgede enerjinin ticaret merkezi olma yolunda hızla ilerliyor. Onun için de altyapımızı büyük oranda tamamladık. Piyasa işletmeciliği açısından önemli aşamaları, mesafeleri kat ettik” dedi.

Bakan Dönmez, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde enerji sektörü ve iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. Dönmez, burada yaptığı konuşmada, enerji konusunda Türkiye’nin son yıllarda çok yatırım yaptığını, özel yatırımlar ve girişimlerin de olduğunu söyledi. Enerjide Türkiye’nin kurulu gücünü 3 kat artırdığını ifade eden Dönmez, nüfus, ticaret ve sanayinin büyüdüğünü, bu nedenle enerji alanında yatırımların devam edeceğini dile getirdi. Elektrik üretiminde arz açığının kapatılması için ciddi reformlar yaptıklarına dikkati çeken Dönmez, şöyle devam etti:

“Kamu, 2003’ten bu tarafa zorunlu olmadıkça eskiden başlamış yatırımlar hariç yeni bir arz tarafında yatırım yapmıyor. Bugüne kadar 32 bin megavattan 90 bin megavata kadar olan yatırımların büyük kısmını özel sektör yaptı. Onların içinde yerli sermaye gruplarımız var, yabancı sermaye gruplarımız var. Bu piyasaya, ülkeye güvenerek bu yatırımları yaptılar, ne kadar teşekkür etsek azdır. Tabii sadece elektrik üretim tarafında yatırımla olmuyor, elektriği ürettiniz ama müşteriye, piyasaya taşıyamıyorsanız bunun bir anlamı yok. İletim yatırımlarının yapılması gerekiyor. Şehir içinde bunu dağıtmanız lazım. Özellikle Bursa gibi son dönemde iç göçe maruz kalmış, dışarıdan göç almış, normal ülke büyümesinin üzerinde gelişim gösteren bu şehirlerde yatırımlar rutin ölçeklerle de bu hizmetin karşılanmasına imkan verecek durumda değil. Onun için daha fazla yatırım ihtiyacı oluyor ama hamdolsun bugün arz tarafında da iletim tarafında da sorunumuz kalmadı. Yarın belki elektrikli otomobiller çıktığında biz farklı parametrelerle karşı karşıya kalacağız. Yeniden bu şebekelerde hesap kitap yapmamız gerekecek.”

“50 MİLYON VATANDAŞIMIZ DOĞALGAZ KULLANIR HALE GELDİ”

Doğalgazla ilgili çalışmalara ilişkin bilgi veren Dönmez, asıl sessiz devrimi bu alanda yaptıklarını ifade etti. Türkiye’de 2000’li yıllara kadar, aralarında Bursa’nın da bulunduğu sadece 5 büyükşehirde doğalgaz kullanıldığını hatırlatan Dönmez, “Merkezde birkaç semtimiz, bir iki ilçemiz doğal gaz kullanırken bugün 4 ilçemiz hariç hemen her ilçemizde, tabii kırsal alanları dışarıda tutarak söylüyorum, Bursa doğalgaz kullanıyor” dedi.

Doğalgaz konusunda aramaların, keşiflerin sürdüğüne işaret eden Bakan Dönmez, ihtiyacın önemli bir kısmını kendi kaynaklarından karşılar hale gelmek istediklerini vurguladı.

Kömür tarafında da keşifler olduğunu, Türkiye’ye yıllarca yetecek kadar kaynaklar bulunduğunu belirten Dönmez, şunları kaydetti:

“Maalesef yerli kömürde termik santral gücümüz yeteri kadar yok. 2 bin megavat civarında bir kurulu gücümüz var, bunu artırmamız lazım. Şu anda elektrik üretimimizin yerli ve yenilenebilir kaynaklardan karşılanması oranını geçtiğimiz yıl yüzde 50 ile kapattık, bu sene ocak-şubatta yüzde 60’larda gidiyoruz, inşallah hedefimiz yüzde 65’lere çıkmak. Nükleer santral projemiz hızla ilerliyor. Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında ilk reaktörümüzü devreye almış olacağız. Bu yıl sonuna kadar Türk Akım’ın karadaki çalışmaları da bitmiş olacak. Ülke olarak kaynak çeşitliliği yapabilmek için rota ve güzergah çeşitliliğine de büyük önem veriyoruz. Türkiye bölgede enerjinin ticaret merkezi olma yolunda hızla ilerliyor. Onun için de altyapımızı büyük oranda tamamladık. Piyasa işletmeciliği açısından önemli aşamaları, mesafeleri kat ettik.”

 

Anaç Koyun Keçi Destek Ödemeleri Bugün Başlıyor

Anaç Koyun Keçi Destek Ödemeleri Bugün Başlıyor

Ankara (CUHA) – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 2018 yılı anaç koyun keçi desteklerinin yetiştiricilere bugünden itibaren ödenmeye başlanacağını belirterek, “187 bin yetiştiricimizin 21,5 milyon baş anaç koyun keçisine 538 milyon lira destek ödenecek” dedi.

Bakan Pakdemirli, “2018 Yılı Anaç Koyun Keçi Destek Ödemeleri”ne ait açıklamalarda bulundu. Pakdemirli, 2018 yılı anaç koyun keçi desteklerinin yetiştiricilere TC kimlik numaralarının son hanelerine göre, bugünden itibaren ödenmeye başlanacağını bildirdi. Kimlik numarasının son hanesi 8 olan yetiştiricilere bugün saat 18.00’den sonra ödeme yapılacağına işaret eden Pakdemirli, “Kimlik numarasının son hanesi 4 ve 6 olan yetiştiricilerimize ödemeleri 22 Mart’ta, kimlik numarasının son hanesi 0 ve 2 olan yetiştiricilerimize ise 29 Mart’ta ödeme yapılacak” diye konuştu.

Pakdemirli, 2018 yılı anaç koyun keçi desteklemeleri çerçevesinde, 187 bin yetiştiricinin 21,5 milyon baş anaç koyun keçisine 538 milyon lira destek ödeneceğini kaydetti.

 

Perakende Satış Hacmi Bir Önceki Yıla Göre %6,7 Azaldı

Perakende Satış Hacmi Bir Önceki Yıla Göre %6,7 Azaldı

Ankara (CUHA) – Takvim etkilerinden arındırılmış sabit fiyatlarla perakende satış hacmi 2019 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %6,7 azaldı.

TÜİK, “Ocak 2019, Perakende Satış Endeksleri”ni açıkladı. Buna göre, sabit fiyatlarla perakende satış hacmi 2019 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %6,7 azaldı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları %2,9, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) %10,3, otomotiv yakıtı satışları %2,8 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sabit fiyatlarla perakende satış hacmi 2019 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre %1,3 arttı. Aynı ayda gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) %0,5, otomotiv yakıtı satışları %4,8 artarken, gıda, içecek ve tütün satışları ise aynı seviyede kaldı.

PERAKENDE CİRO BİR ÖNCEKİ YILIN AYNI AYINA GÖRE %12,1 ARTTI

Takvim etkilerinden arındırılmış cari fiyatlarla perakende ciro 2019 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %12,1 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları %17,9, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) %10,6, otomotiv yakıtı satışları %7 arttı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış cari fiyatlarla perakende ciro 2019 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre %2,4 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları %2,1, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) %1,5, otomotiv yakıtı satışları %5,3 arttı.

 

İşsizlik Oranı %13,5 Seviyesinde Gerçekleşti

İşsizlik Oranı %13,5 Seviyesinde Gerçekleşti

Ankara (CUHA) – Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2018 yılı Aralık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 1 milyon 11 bin kişi artarak 4 milyon 302 bin kişi oldu. İşsizlik oranı %13,5 seviyesinde gerçekleşti.

TÜİK, “Aralık 2018, İşgücü İstatistikleri”ni açıkladı. Buna göre, işsizlik oranı 3,1 puanlık artış ile %13,5 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı 3,3 puanlık artış ile %15,6 olarak tahmin edildi. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 5,3 puanlık artış ile %24,5 olurken,15-64 yaş grubunda bu oran 3,1 puanlık artış ile %13,7 olarak gerçekleşti. İstihdam edilenlerin sayısı 2018 yılı Aralık döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 633 bin kişi azalarak 27 milyon 655 bin kişi, istihdam oranı ise 1,5 puanlık azalış ile %45,4 oldu. Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 375 bin, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 258 bin kişi azaldı. İstihdam edilenlerin %17,3’ü tarım, %19,8’i sanayi, %5,8’i inşaat, %57’si ise hizmet sektöründe yer aldı. Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 1 puan, inşaat sektörünün payı 1,5 puan azalırken, sanayi sektörünün payı 0,3 puan, hizmet sektörünün payı 2 puan arttı.

İşgücü 2018 yılı Aralık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 378 bin kişi artarak 31 milyon 957 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise değişim göstermeyerek %52,4 olarak gerçekleşti. Aynı dönemler için yapılan kıyaslamalara göre; erkeklerde işgücüne katılma oranı değişim göstermeyerek %71,7, kadınlarda ise 0,1 puanlık artışla %33,6 olarak gerçekleşti.

KAYIT DIŞI ÇALIŞANLARIN ORANI %33,4 OLARAK GERÇEKLEŞTİ

Aralık 2018 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,1 puan artarak %33,4 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,6 puan artarak %22,7 oldu.

Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam bir önceki döneme göre 297 bin kişi azalarak 28 milyon 262 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,5 puan azalarak %46,4 oldu. Mevsim etkisinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 176 bin kişi artarak 4 milyon 106 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı 0,6 puan artarak %12,7 oldu. Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı 0,3 puan azalarak %53,1 olarak gerçekleşti. Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı, tarım sektöründe 54 bin, sanayi sektöründe 182 bin, inşaat sektöründe 77 bin kişi azalırken, hizmet sektöründe ise 16 bin kişi arttı.

 

Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan: “Esnafa Desteğimiz Sürecek”

Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan: “Esnafa Desteğimiz Sürecek”

Adana (CUHA) – Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, esnaf ve sanatkarların sadece
ekonomik anlamda değil, sosyal denge açısından da büyük önem taşıdığını
söyledi. Esnaf ve sanatkarların Türkiye’nin belkemiğini oluşturduğunun
altını çizen Genel Müdür Arslan, “Halk Bankası olarak esnaf ve
sanatkarlarımızın mağdur olmaması, ayakta kalması için tüm gücümüzle
çalışıyoruz” dedi.

Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan beraberinde, Halkbank Genel
Müdür Yardımcısı Mustafa Çölek, Halkbank Bölge Koordinatörü Vahdet
Büyüker, Halkbank Genel Müdür Danışmanları Tekin Eldem, Fatih Çetinkaya
ve Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi Birinci Bölge Birlik
Başkanı Muhammet Yalçın ile Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odaları
Birliği’ni (Adana ESOB) ziyaret etti. Halkbank Genel Müdürü Arslan ve
beraberindeki heyet, Adana ESOB ve Adana Minibüsçüler Esnaf Odası
Başkanı Nihat Sözütek, yönetim kurulu üyeleri, oda ve kredi kefalet
kooperatif başkanları tarafından çiçekle karşılandı. Geniş katılımın
sağlandığı ziyarette Adana ESOB Başkanı Nihat Sözütek, esnaf ve
sanatkarların yaşadığı sorunlar hakkında Halkbank Genel Müdürü Arslan’a
brifing verdi.

“ESNAFA VERİLEN DESTEK HALKA YANSIR”
Esnaf ve sanatkarların temel sorunlarını rapor halinde hazırlayarak,
Halkbank Genel Müdürü Arslan’a sunan Adana ESOB Başkanı Sözütek, en
fazla sorunla karşılaşılan konular arasında, uygun koşullu finansman
imkanlarının yetersizliği, bazı mevzuat düzenlemeleri, pazarlama bilgisi
eksikliği, mesleki eğitim eksikliği, teknolojik bilgi eksikliği,
planlama, vergi ve sosyal güvenlik uygulamaları, işyeri temini, ihracat
yapamama, danışmanlık hizmetlerinin yetersizliği ile bürokratik
işlemlerin yer aldığına işaret etti.
Halk Bankası’nın varlığıyla her zaman esnaf ve sanatkarın yanında
olduğunu, verilen desteğin artarak devam edeceğine inandığını dile
getiren Birlik Başkanı Sözütek, “Ülke ekonomisinin canlandırılması için
hazırlanan destek paketlerine esnaf, sanatkarlar da mutlaka dahil
edilmelidir. Esnaf ve sanatkara verilecek destek doğrudan halka ve
ekonomiye yansıyacaktır” ifadelerini kullandı.
Başkan Sözütek, bir yıl önce Adana Sanayi Odası’nı (ADASO) ziyareti
sırasında esnafa kredi verilmesi için Halkbank Genel Müdürü Osman
Arslan’dan talepte bulunduklarını hatırlatıp, isteklerini geri
çevirmeyerek, kısa zamanda yerine getirdikleri için  teşekkür etti.

“DESTEĞİMİZ DEVAM EDECEK”
Göreve geldiği günden bu yana esnaf ve sanatkarlarla sürekli işbirliği
halinde olduklarını belirten Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan da, uzun
süre finansman açamadıklarını, ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
ve Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın devreye girmesiyle sorunun
aşıldığını söyledi. Esnaf ve sanatkarların sadece ekonomi için değil,
sosyal denge açısından da Türkiye için son derece büyük önem taşıdığının
altını çizen Genel Müdür Arslan, “Halk Bankası olarak bu bilinçle
hareket ediyoruz. Parayı yüzde 20 ile piyasadan mevduat olarak topluyor,
yüzde 12’den esnaf ve sanatkarlarımıza kredi veriyoruz. Zarar etmemize
rağmen, esnaf ve sanatkarlarımız mağdur olmasın, ayakta kalsın diye
büyük firmalardan keserek, sizlere finansman sağlıyoruz. Bu konuda
Cumhurbaşkanımız ile Hazine ve Maliye Bakanımıza teşekkür ediyoruz. Bu
zor dönemde bize cesaret vererek, bankayı devreye soktular. Bugüne kadar
olduğu gibi bundan sonra da Halk Bankası olarak her zaman esnaf ve
sanatkarlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

“SORUNLARI BİLİYORUM”
Kendisinin de esnaf çocuğu olduğunu, bu nedenle esnaf ve sanatkarların
sorunlarını çok iyi bildiğini ifade eden Halkbank Genel Müdürü Osman
Arslan şunları söyledi;
“Sorunlar oturulur konuşulur. Bir kısmı çözülür, çözemediklerimizle
ilgili gayretlerimiz devam eder. Yeter ki milli birliğimiz,
beraberliğimiz bozulmasın. Barış içerisinde, huzur içerisinde yaşıyoruz.
Halk Bankası olarak sahadayız, elimizden geleni yapıyoruz. Bu banka, adı
üzerinde halkın bankası. Amerika bizi tehdit ediyor, öteki tehdit
ediyor, tüm şantajlara rağmen sizlerin desteği ile bankamız
faaliyetlerini sürdürüyor. Sorunlar bitmeyecektir. Birini çözsek, başka
sorunlar çıkacaktır. Hayatın gerçeği bu. Yeter ki birbirimizi sevelim,
birbirimizi anlayalım.”
Açıklamalarının ardından esnaf ve sanatkarları da dinleyen Halkbank
Genel Müdürü Osman Arslan, sorunların çözümü için gerekli çalışmaları
yapacaklarının sözünü verdi. Oldukça sıcak ve samimi bir ortamda
gerçekleşen görüşmenin ardından Halkbank Genel Müdürü Arslan ziyaretin
anısına Adana ESOB Başkanı Nihat Sözütek’e plaket takdim etti.

Sanayi Üretimi Bir Önceki Yıla Göre %7,3 Azaldı

Sanayi Üretimi Bir Önceki Yıla Göre %7,3 Azaldı

Ankara (CUHA) – TÜİK, sanayi üretiminin, bir önceki yılın aynı ayına göre %7,3 azaldığını açıkladı.

TÜİK, “Ocak 2019, Sanayi Üretim Endeksi”ni açıkladı. Buna göre, sanayinin alt sektörleri (2015=100 referans yıllı) incelendiğinde, 2019 yılı Ocak ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre %7, imalat sanayi sektörü endeksi %7,5 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi %1,7 azaldı.

Sanayi üretimi bir önceki aya göre %1 arttı. Sanayinin alt sektörleri (2015=100 referans yıllı) incelendiğinde, 2019 yılı Ocak ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre %1,7, imalat sanayi sektörü endeksi %1,1 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi %0,1 arttı.

 

Tarım- ÜFE Şubat Ayında %2,73 Arttı

Tarım- ÜFE Şubat Ayında %2,73 Arttı

Ankara (CUHA) – Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE), 2019 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre %2,73, bir önceki yılın Aralık ayına göre %11,25, bir önceki yılın aynı ayına göre %25,79 ve on iki aylık ortalamalara göre %14,34 artış gösterdi.

TÜİK, “Şubat 2019, Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi”ni açıkladı. Buna göre, bir önceki aya göre değişim; tarım ve avcılık ürünlerinde %2,85, balıkçılıkta %6,32 artış, ormancılık ürünlerinde ise %7,13 azalış gerçekleşti.

Aylık en fazla artış çok yıllık bitkisel ürünler ana grubunda gerçekleşti. Ana gruplarda bir önceki aya göre değişim; çok yıllık bitkisel ürünlerde %7,44, tek yıllık bitkisel ürünlerde %2,31 ve canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde %1,01 artış gerçekleşti.

Alt tarım gruplarından sebzeler bir önceki aya göre %2,73 arttı. Alt tarım gruplarından; turunçgiller %9,11, diğer ağaç ve çalı meyveleri ile sert kabuklu meyveler %3,14, tahıllar, baklagiller ve yağlı tohumlar %2,67 ve çeltik %1,92 artış, lifli bitkiler %2,45, canlı kümes hayvanları ve yumurtalar %0,15 azalış gösterdi.

Şubat 2019’da endekste kapsanan 86 maddeden; 65 maddenin fiyatlarında artış, 17 maddenin fiyatlarında azalış olurken; 4 maddenin fiyatlarında ise değişim olmadı.

Bakan Pakdemirli: “Patates Ekiminin Yasaklandığı İddiası Doğru Değil”

Bakan Pakdemirli: “Patates Ekiminin Yasaklandığı İddiası Doğru Değil”

Ankara (CUHA) – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, sosyal medyada patates ekiminin yasaklandığı iddiasına ilişkin, “Patates üretiminin yasağı ile ilgili herhangi bir şey kesinlikle söz konusu değil” dedi.

Bakan Pakdemirli, sosyal medyada 25 ilde patates ekiminin bazı alanlarda yasaklandığı yönündeki paylaşımlar yapıldığını belirterek, sosyal medyadaki bu tür spekülasyonların kesinlikle doğru olmadığını belirtti. Bakanlığın hem üreticiyi hem de tüketiciyi düşündüğünü anlatan Pakdemirli, şunları söyledi:

“Patates üretiminin yasağı ile ilgili herhangi bir şey kesinlikle söz konusu değil. Böyle bir şeyin sosyal medyada paylaşıldığı yönünde bana bilgi geldi. Bu nedenle açıklama yapma ihtiyacı duydum. Ekim alanlarının karantinası ile ilgili belki bir şey olabilir ama bu karantina alanlarının son 4 yıl içinde en fazla bin dekar artı veya eksi yönünde değiştiğini görüyoruz. Yani dün olan bir süreç bugün de devam eden yarın da devam edecek. Patates ekim alanlarının hastalıklı olan kesimlerinin karantina altına alınmasıyla patates ekiminin doğru olmadığı bakanlık tarafından açıklanan yerlerdir.”

Bu konuların teknik konular olduğunu ve bilmeyenlerin de asla karışmaması gerektiğini vurgulayan Pakdemirli, “Bu konuda üst düzey bürokratlarımızın benim de dahlim olmaz. Bu konular teknik konulardır, Bakanlığımızın teknik personeli bu konuda gerekli açıklamayı da yaparlar, gerekli aksiyonları da alırlar” değerlendirmesinde bulundu.

“PATATES ÜRETİCİLERİMİZ ENDİŞELENMESİN”

Bakan Pakdemirli, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile bir kereye mahsus 200 bin tonluk patates ithalatı yapıldığını ve bu ithalatın 20 Nisan’da biteceğini aktararak, şu bilgileri verdi:

“Bunun anlamı şu yeni hasat döneminde üreticilerimizi etkilemeyecek bir 200 bin tonluk geçici bir ithalat kotasının sıfırlanmasıyla ilgili bir müsaade alındı. Bunun sebebi şu, Türkiye’nin 4,5 milyon ton senelik patates ihtiyacı var. Geçen yıl patates hasadının bir miktar az olması, bu yıl erken patates hasatlarının da biraz daha geç çıkacak olması sebebiyle Türkiye’nin 15-20 günlük patatese ekstra ihtiyacı olabileceğini öngördük. Bu konuda görüştüğümüz Ticaret Bakanlığımız bu konuda ilgili kotayı yayımladı, Cumhurbaşkanlığımıza gönderdi ve kararnamesi çıktı. Bununla ilgili belki çok fazla bir ithalat da olmayabilir, üreticilerimiz endişelenmesin. Çünkü üreticilerimizi endişelendirecek herhangi bir şey yok. Çünkü ithalat kotası geçici bir kotadır ve 20 Nisan itibarıyla iptal oluyor.”

Türkiye’de patatesin en erken 15 Mayıs ya da haziran başında hasat edilmesi nedeniyle üreticiyi endişelendirecek bir durum olmadığını vurgulayan Pakdemirli, “Biz tüketicilerimizi korumak, fiyat spekülasyonlarına meydan vermemek için böyle bir tedbir alma ihtiyacı hissettik ama burada ithalat olur olmayabilir, bir miktar olabilir, tamamı olabilir ama önemli olan tüketicileri korumak ve kollamaktır.” diye konuştu.

“TARIMDA BAZI KALEMLER İTHAL EDİLEBİLİR”

Pakdemirli, bakanlık olarak üreticiyi de tüketiciyi de korumaları gerektiğine işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Tüketicimizin misli fiyatlarla bu ürünleri yemesine müsaade etmememiz lazım. Tarım da en nihayetinde bir ekonomidir. Tarımda da bazı kalemler yeri ve günü geldiğinde ithal edilebilir. Çünkü Avrupa’da geçen yıl tonu 20 avro olan patates, bugün 360 avro. Hava koşullarına bağlı olarak zaman zaman dünyanın her yerinde problem yaşanabilir, bunu da normal karşılayıp, günlük siyasete alet etmemek lazım.”

 

Tavuk Yumurtası Üretimi 1,7 Milyar Adet Oldu

Tavuk Yumurtası Üretimi 1,7 Milyar Adet Oldu

Ankara (CUHA) – Tavuk yumurtası üretimi Ocak ayında 1,7 milyar adet olarak gerçekleşti.

TÜİK, “Ocak 2019, Kümes Hayvancılığı Üretimi” verilerini açıkladı. Buna göre, tavuk yumurtası üretimi 1,7 milyar adet olarak gerçekleşti. Tavuk yumurtası üretimi Ocak ayında bir önceki aya göre %0,7, bir önceki yılın aynı ayına göre %0,8 arttı. Kesilen tavuk sayısı 97 milyon, kesilen hindi sayısı ise 430 bin adet oldu. Kesilen tavuk sayısı Ocak ayında bir önceki aya göre %1,8, bir önceki yılın aynı ayına göre %6,7 azaldı. Ocak ayında kesilen hindi sayısı ise bir önceki aya göre %44,3, bir önceki yılın aynı ayına göre %7,1 azaldı.

Tavuk eti üretimi 168 bin 908 ton, hindi eti üretimi ise 5 bin 80 ton olarak gerçekleşti. Tavuk eti üretimi Ocak ayında bir önceki aya göre %1,6, bir önceki yılın aynı ayına göre %6,9 azaldı. Ocak ayında hindi eti üretimi ise bir önceki aya göre %14,7, bir önceki yılın aynı ayına göre %2,8 azaldı.

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış seriye göre tavuk eti üretimi bir önceki aya göre %0,7 azaldı. Takvim etkisinden arındırılmış seriye göre ise tavuk eti üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre %7,2 azaldı.

İnek Sütü Miktarı Ocak Ayında %4,9 Azaldı

İnek Sütü Miktarı Ocak Ayında %4,9 Azaldı

Ankara (CUHA) – Ticari süt işletmelerince Ocak ayında 808 bin 222 ton inek sütü toplandı. Toplanan inek sütü miktarı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %4,9 azaldı.

TÜİK, “Ocak 2019, Süt ve Süt Ürünleri Üretimi” verilerini açıkladı. Buna göre, Ocak ayında ticari süt işletmeleri tarafından içme sütü üretimi 146 bin 63 ton olarak gerçekleşti ve bir önceki yılın aynı ayına göre %18 azalış gösterdi. İnek peyniri üretimi 59 bin 175 ton ile bir önceki yılın aynı ayına göre %1,4 azaldı. Koyun, keçi, manda ve karışık sütlerden elde edilen peynir çeşitleri ise 615 ton ile bir önceki yılın aynı ayına göre %0,4 azaldı.

Yoğurt üretimi 90 bin 368 ton ile bir önceki yılın aynı ayına göre %3,4 azaldı. Ayran üretimi ise 50 bin 32 ton ile bir önceki yılın aynı ayına göre %5,5 azalış gösterdi.

Ocak ayında ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü yağ oranı ortalama %3,5, protein oranı ise ortalama %3,3 olarak tespit edildi.

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış toplanan inek sütü miktarı Ocak ayında bir önceki aya göre %0,6 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış toplanan inek sütü miktarı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %4,9 azaldı.

Bakan Dönmez: “Daha Çok Yerli Enerji Amacıyla Gece Gündüz Çalışıyoruz”

Bakan Dönmez: “Daha Çok Yerli Enerji Amacıyla Gece Gündüz Çalışıyoruz”

Kahramanmaraş (CUHA) – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “Elektrikte ihracat, ithalatın önüne geçti. Ancak ürettiğimiz elektriğin yaklaşık yarısını ithal kaynaklardan elde ediyoruz. Daha çok yerli, daha çok yenilenebilir enerji amacıyla gece gündüz çalışıyoruz” dedi.

Bakan Dönmez, Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde AK Parti seçim bürosunu ziyaretinde yaptığı konuşmada, geçmişte elektrikte arzın yeterli olmadığını ve yeteri kadar üretim bulunmadığını söyledi. Dönmez, “Tüketimi, talebi karşılayacak elektrik kurulu gücümüz yoktu. Bazı yerlerde kesinti uygulamak suretiyle bu işi yönetmeye çalıştık. Son 15 yılda yapılan yatırımlarla beraber elektrikte artık arz güvenliği problemi kalmamıştır. Fazlamız var, eksiğimiz yok” dedi.

Dönmez, elektrikte ihracatın, ithalatın önüne geçtiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Ancak ürettiğimiz elektriğin yaklaşık yarısını ithal kaynaklardan elde ediyoruz. Doğal gaz ve ithal kömür. Yerli kömürümüzü biraz daha fazla kullanmak zorundayız. Bunu en iyi Afşin ve Elbistanlılar bilir. Daha çok yerli, daha çok yenilenebilir enerji amacıyla gece gündüz çalışıyoruz. Türkiye’de son yıllarda yaptığımız yeni keşiflerle birlikte kömür rezervi keşfimizi 18 milyar tona çıkartmış olduk. Geçtiğimiz yıl kömür üretiminde rekor kırdık. Yıllık 101,5 milyon ton. Cumhuriyet tarihinin rekoru oldu. Yeter mi? Yetmez. Hala yurt dışından 30 milyon ton civarında kömür ithal ediyoruz. Evet, kömürümüzün kalitesi çok iyi değil. Özellikle bu bölgede yaşayanlar bilir ama buna rağmen gelişen teknolojiyle birlikte bu kömürleri de sonuna kadar kullanmaya kararlıyız. Son iki yılda yaklaşık 5 bin megavatlık yerli kömür termik santrali projesi hazırladık. Bunlardan ilkinin ihalesini de geçtiğimiz yıllarda yaptık.”

Afşin-Elbistan bölgesinde de en az iki termik santral projesi üzerinde çalıştıklarını açıklayan Dönmez, ilk etapta C sektörüyle alakalı olarak hazırlıkları tamamladıklarını, yakında ihaleye çıkacaklarını belirtti.

“BÖLGEDE ÜRETİMİ VE İSTİHDAMI ARTIRACAĞIZ”

Afşin-Elbistan bölgesinde uzun süreden beri devre dışı kalan santralin Danıştay kararıyla devrinin gerçekleştiğini ifade eden Dönmez, şu anda deneme üretimi yapıldığını, uzun süre kapalı kaldığı için deneme test üretimlerinde bazı sıkıntılar yaşandığını söyledi.

Dönmez, özellikle baca gazı arıtma sistemiyle alakalı hem EÜAŞ hem de işletmeyi devralan firmayı kesin olarak uyardıklarını vurgulayarak, “Baca gazı arıtma tesisi çalışmayacaksa santrali çalıştırmayacaksınız. Emisyon değerlerine hassasiyetle uyulmasını bekliyoruz. Bunun siz de biz de takipçisi olacağız. Bunda kararlıyız” dedi.

 

Mevsimlik Kadın İşçilerin Günlük Ücretleri 67 TL, Erkeklerin Ücreti 82 TL Oldu

Mevsimlik Kadın İşçilerin Günlük Ücretleri 67 TL, Erkeklerin Ücreti 82 TL Oldu

Ankara (CUHA) – Mevsimlik kadın işçilerin günlük ücretleri %11,9 artış göstererek 67 TL olurken, erkek işçi ücretleri de %12,1 artış göstererek 82 TL oldu.

TÜİK, “2018 Tarımsal İşletme İşgücü Ücret Yapısı” verilerini açıkladı. Buna göre, tarımsal işletmelerde 2018 yılında mevsimlik tarım işçilerinin günlük ücretleri bir önceki yıla göre %12,6 artarak 74 TL, sürekli tarım işçilerinin aylık ücretleri ise %14,0 artarak 2 bin 117 TL oldu.

Mevsimlik kadın işçilerin günlük ücretleri %11,9 artış göstererek 67 TL olurken, erkek işçi ücretleri de %12,1 artış göstererek 82 TL oldu. Sürekli tarım işçilerine ödenen aylık ücret, kadın işçiler için %5,8 oranında artarak bin 668 TL ve erkek işçiler için ise %13,9 artarak 2 bin 187 TL olarak gerçekleşti.

Seçilmiş faaliyet türlerine göre mevsimlik işçilere ödenen günlük ücretlere bakıldığında, en fazla mevsimlik işçi çalıştırılan faaliyetlerden, çapalama hizmetleri için kadın işçilere 62 TL, erkek işçilere 65 TL, hasat hizmetleri için kadın işçilere 71 TL ve erkek işçilere ise 78 TL olarak gerçekleştiği görüldü.

Tarımsal işletmelerde mevsimlik tarım işçilerine yapılan en yüksek günlük ücret ödemesi kadın işçiler için 95 TL ile Giresun, erkek işçiler için ise 120 TL ile Ardahan ilinde gerçekleşti. En düşük ücret ise, kadın işçiler için 42 TL, erkek işçiler için 53 TL ile Hatay ilinde oldu.

SÜREKLİ ERKEK İŞÇİLERDE EN DÜŞÜK AYLIK ÜCRET KİLİS’TE

Tarımsal işletmelerde sürekli tarım işçilerine ödenen aylık ücretlere bakıldığında, kadın işçilere 2 bin TL ile Eskişehir’in, erkek işçilere 3 bin 203 TL ile Çanakkale’nin en yüksek ödemenin yapıldığı iller olduğu görüldü. En düşük ücretler ise, kadın işçiler için bin 467 TL ile Aydın, erkek işçiler için ise bin TL ile Kilis ilinde gerçekleşti.

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, 2018 Yılında %2,6 Arttı

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, 2018 Yılında %2,6 Arttı

Ankara (CUHA) – Üretim yöntemine göre dört dönem toplamıyla elde edilen yıllık Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH), zincirlenmiş hacim endeksi olarak (2009=100), 2018 yılında bir önceki yıla göre %2,6 arttı.

TÜİK, IV. Çeyrek: Ekim – Aralık, 2018 Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla verilerini açıkladı. Buna göre, üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH, 2018 yılında bir önceki yıla göre %19,1 artarak 3 trilyon 700 milyar 989 milyon TL oldu.

Gayrisafi Yurt İçi Hasılayı oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2018 yılında zincirlenmiş hacim endeksi olarak tarım sektörünün katma değeri %1,3, sanayi sektörü %1,1 arttı, inşaat sektörü ise %1,9 azaldı. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri %5,6 arttı.

KİŞİ BAŞINA GAYRİSAFİ YURT İÇİ HASILA 2018 YILINDA 45 BİN 463 TL OLDU

2018 yılında kişi başına GSYH cari fiyatlarla 45 bin 463 TL, ABD doları cinsinden 9 bin 632 dolar olarak hesaplandı.

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla dördüncü çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak (2009=100), 2018 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %3 azaldı.

Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2018 yılının dördüncü çeyreğinde cari fiyatlarla %13,4 artarak 1 trilyon 10 milyar 114 milyon TL oldu.

Gayrisafi Yurt İçi Hasılayı oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2018 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; tarım sektörü toplam katma değeri %0,5, sanayi sektörü %6,4 ve inşaat sektörü %8,7 azaldı. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri  %0,3 azaldı.

Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2018 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %3,2 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre %2,4 azaldı.

HANEHALKI NİHAİ TÜKETİM HARCAMALARI 2018 YILINDA %1,1 ARTTI

Yerleşik hanehalklarının ve hanehalkına hizmet eden kar amacı olmayan kuruluşların (HHKOK) toplam nihai tüketim harcamaları, 2018 yılında bir önceki yıl zincirlemiş hacim endeksine göre %1,1 arttı. Hanehalkı tüketim harcamalarının GSYH içindeki payı %57,6 oldu.

2018 yılında devletin nihai tüketim harcamalarının GSYH içindeki payı %14,4 olurken, sabit sermaye oluşumunun payı %29,7 oldu. Bir önceki yıl zincirlenmiş hacim endeksine göre, devletin nihai tüketim harcamaları %3,6 arttı, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise %1,7 azalış gösterdi.

Yerleşik hanehalklarının ve hanehalkına hizmet eden kar amacı olmayan kuruluşların (HHKOK) toplam nihai tüketim harcamaları, 2018 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak %8,9 azaldı. Devletin nihai tüketim harcamaları %0,5 artarken gayrisafi sabit sermaye oluşumu %12,9 azaldı.

2018 yılında bir önceki yıl zincirlemiş hacim endeksine göre mal ve hizmet ihracatı %7,5 arttı, ithalat %7,9 azaldı. Mal ve hizmet ihracatı, 2018 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirleme hacim endeksi olarak %10,6 artarken ithalatı ise %24,4 azaldı.

İşgücü ödemeleri 2018 yılında %18,6 artarken, net işletme artığı/karma gelir %18,7 arttı. İşgücü ödemeleri, 2018 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %16,5, net işletme artığı/karma gelir %10,6 arttı.

İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın aynı çeyreğinde %31,1 iken bu oran 2018 yılının dördüncü çeyreğinde %31,2 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise %53,9’dan %51,3’e düştü.

Bakan Pakdemirli: “Balıklara TOKİ Yapıyoruz”

Bakan Pakdemirli: “Balıklara TOKİ Yapıyoruz”

İstanbul (CUHA) – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, bazı teknik tabirlerin vatandaşa sade bir dille anlatılması gerektiğini belirterek, “Vatandaşın anlayacağı lisanla biz balıklara sosyal konut yapıyoruz yani bir nevi balıklara TOKİ yapıyoruz” ifadesini kullandı.

“Marmara Denizi Prens Adaları Etabı Yapay Resif Uygulaması Açılış Töreni”nde konuşan Pakdemirli, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla balıkçılığa düşük faizli yatırım ve işletme kredileri vermeye devam edeceklerini belirtti. 2 bin 500 adet beton blokun denize bırakılacağını bildiren Pakdemirli, bunların balıkların yaşayacağı bir alan olacağını ifade etti. Bazı teknik tabirlerin vatandaşa sade bir dille anlatılması gerektiğini belirten Pakdemirli, “Vatandaşın anlayacağı lisanla biz balıklara sosyal konut yapıyoruz yani bir nevi balıklara TOKİ yapıyoruz” dedi.

“2023 HEDEFİMİZ 2 MİLYAR DOLAR”

Türkiye’de balığın yeterince yenilmediğine dikkati çeken Pakdemirli, dünyada 20 kilogram balık yenirken, Türkiye’de bu rakamın 6-7 kilogram olduğunun altını çizdi. Pakdemirli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Avrupa ile Türkiye’yi kıyasladığımızda da deniz balık avcılığında 6’ncı, ilk su balıkçılığında birinci, yetiştiricilikte de Avrupa’da ikinci sıradayız. Yetiştiricilikte de ciddi bir mesafe kat ettik. Geçen yıl 315 bin ton üretimimiz var. 2023 hedefimiz olan 1 milyar dolar hedefini neredeyse yakaladık. Şimdi yeni bir hedef koyduk; 2023’te 2 milyar dolar ve 600 bin ton balık üretimi gerçekleştireceğiz.”

Pakdemirli, “2019’da 1,1 milyar dolar ihracatımız olacak, 2023 hedefimiz de 2 milyar dolar. Başta Avrupa Birliği olmak üzere 85 ülkeye ihracatımız var. Çiftçilerimize bu anlamda toplam desteğimiz 120 milyar doları buldu ve Ziraat Bankası aracılığıyla hem çiftçilerimizi hem de balıkçılarımızı destekliyoruz. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla balıkçılığa düşük faizli yatırım ve işletme kredileri veriyoruz, vermeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Hava durumunun balıkçılık için çok önemli olduğuna işaret eden Pakdemirli, çok yakında “Piri Reis” adlı yerli yazılımı devriye koyarak, hava ve denizle alakalı her türlü bilgiyi balıkçıların hizmetine sunacaklarını sözlerine ekledi.

 

Kuru Soğan Fiyatı Bir Önceki Yıla Göre %67,7 Oranında Arttı

Kuru Soğan Fiyatı Bir Önceki Yıla Göre %67,7 Oranında Arttı

Ankara (CUHA) – Bir önceki yıla göre; kuru soğan fiyatı bir önceki yıla göre %67,7 oranında, sofralık zeytin fiyatı %21 oranında arttı.

TÜİK, “2018, Bitkisel Ürün Fiyatları ve Üretim Değeri” verilerini açıkladı. Buna göre, mısır fiyatı %13,4 artarak 0,85 TL, yağlık ayçiçeği fiyatı %16 artarak 2,58 TL, patates %44,6 artarak 1,03 TL ve çeltik %24 artarak 2,38 TL olurken, kuru baklagillerden, kırmızı mercimek fiyatı %16,5 azalarak 1,94 TL, nohut fiyatı %12 azalarak 4,80 TL oldu. Sofralık domates fiyatı %36,5 artarak 1,85 TL, sofralık hıyar fiyatı %9 artarak 1,44 TL ve patlıcan fiyatı %8,8 artarak 1,54 TL olurken, kuru sarımsak fiyatı %26,3 azalarak 4,17 TL ve karnabahar fiyatı %4,2 azalarak 1,27 TL oldu.

SOFRALIK ZEYTİN FİYATI %21 ORANINDA ARTTI

Bir önceki yıla göre portakal (Washington) fiyatında %18,5, sofralık çekirdekli üzüm fiyatında %17,9, kayısı fiyatında %15,5 ve sert kabuklu meyvelerden ceviz fiyatında %10,3 artış, taş çekirdekli meyvelerden kiraz fiyatında ise %18,2 oranında azalış gerçekleşti. Yaş çay fiyatı bir önceki yıla göre %16 oranında artışla 2,32 TL oldu.

Bitkisel üretim değeri bir önceki yıla göre %16,9 arttı. Bitkisel üretim değeri 158,9 milyar TL oldu. Bir önceki yıla göre; tahıllar ve diğer bitkisel ürünler üretim değeri %10,4 artarak 61,9 milyar TL, sebze üretim değeri %22,3 artarak 41,4 milyar TL ve meyveler, içecek ve baharat bitkileri üretim değeri ise %20,9 artarak 55,5 milyar TL oldu.

 

Bakan Pakdemirli: “2019 Üreticimiz Açısından Bereketli Bir Yıl Olacak”

Bakan Pakdemirli: “2019 Üreticimiz Açısından Bereketli Bir Yıl Olacak”

Ankara (CUHA) – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, yakın gelecekte çiftçinin kazancını daha da artıracak icraatları hayata geçireceklerini belirterek, “2019 yılı çiftçimiz, üreticimiz, köylümüz açısından çok daha bereketli bir yıl olacak” dedi.

Pakdemirli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Türkiye’nin En Büyük Çiftçi Ailesi Milletin Evinde” programına katıldı. Bakan Pakdemirli burada yaptığı konuşmada, örgütlü toplum olma bilinciyle işbirliği ve dayanışma içinde, her fırsatta bütün paydaşlarla bir araya geldiklerini söyledi. Pakdemirli, her sektörde olduğu gibi tarımda da uluslararası rekabetin giderek arttığına dikkati çekerek, çiftçilerin birlikte hareket etmelerinin artık bir tercih meselesi değil, bir gereklilik, hatta bir zorunluluk olduğunu dile getirdi.

Çiftçi örgütlerinin önemine işaret eden Pakdemirli, şöyle konuştu:

“Dünyada 145 ülkede, 1 milyarın üzerinde ortak ve müşteriye sahip 2,6 milyon kooperatif mevcut. Bu kooperatiflerin sahip oldukları toplam varlıkların değeri 19,6 trilyon dolara denk. Dünya genelinde kooperatiflerin yıllık geliri küresel gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 4,3’üne eşittir ve 2,98 trilyon dolar civarındadır. Kooperatiflerde ya da kooperatiflerin faaliyet alanında istihdam edilenlerin sayısı, dünyada çalışan nüfusun yüzde 9,46’sı kadardır. Avrupa’da ise 141 milyonu aşan ortağa sahip 176 bin 461 kooperatif işletmesi mevcut. Hollanda’da her birey en az bir kooperatifin ortağı, Finlandiya’da nüfusun yüzde 85’i bir kooperatife ortak. Kooperatif sayısına göre en geniş sektörler, sanayi ve hizmetler yıllık iş hacmine göre sıralama yapıldığında, ilk sırada tarım sektörü var. Polonya’da her 3 kişiden biri, kooperatiflerin sahip olduğu evlerde yaşıyor. İtalya’da tarımsal gıda sektörünün yüzde 50’si kooperatifler tarafından yönetiliyor.”

Türk kültürünün, birlik ve beraberlik üzerine kurulu olması nedeniyle kooperatifçilik genlerinin zaten bulunduğunu vurgulayan Pakdemirli, bu kültürün geliştirilmesi ve genişletilmesi gerektiğini anlattı.

Merkez Bankası, Faiz Kararını Açıkladı

Merkez Bankası, Faiz Kararını Açıkladı

Ankara (CUHA) – Para Politikası Kurulu, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 24 düzeyinde sabit tutulmasına karar verdi.

Merkez Bankası yılın ikinci Para Politikası Kurulu toplantısını yaptı. Toplantının ardından Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada, son dönemde ekonomideki dengelenme eğiliminin belirginleştiğine dikkat çekildi. Dış talebin nispeten gücünü korurken, finansal koşullardaki sıkılığın da etkisiyle iktisadi faaliyetin yavaş bir seyir izlediği kaydedilen açıklamada, şöyle denildi:

“Cari dengedeki iyileşme eğiliminin sürmesi beklenmektedir. İthal girdi maliyetleri ve iç talep gelişmelerine bağlı olarak enflasyon göstergelerinde bir miktar iyileşme gözlenmektedir. Bununla birlikte, fiyat istikrarına yönelik riskler devam etmektedir. Bu çerçevede Kurul, enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar sıkı parasal duruşun korunmasına karar vermiştir. Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları, para politikası kararlarının gecikmeli etkileri, maliye politikasının dengelenme sürecine vereceği katkı ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecektir.”

 

KOSGEB, Akıllı Seracılığı Destekleyecek

KOSGEB, Akıllı Seracılığı Destekleyecek

Eskişehir (CUHA) – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, KOSGEB’in yayınladığı KOBİ Gelişim Destek Programı’nın son çağrısından seracılığın da yararlanacağını açıkladı.

Eskişehir’de Serakent açılışında konuşan Bakan Varank, KOSGEB’in “İmalat Sanayinde Dijitalleşme” temalı çağrısı ile akıllı dijital teknolojileri geliştiren KOBİ’lere destek vereceğini ifade ederek, “Bu çağrımız kapsamında, akıllı seracılık sistemleri ve yazılımlarını geliştiren şirketleri de, bunları kullanacak firmaları da destekliyoruz. Böylece akıllı dijital teknolojilerin, seracılıkta da uygulanmasını ve yaygınlaşmasını arzuluyoruz. Çünkü sera üretiminde teknolojiyi daha etkin kullanarak, verimi ve kaliteyi artırmak mümkün” dedi.

YHT İLE ESKİŞEHİR’E GİTTİ

Bakan Varank, yerel seçimler öncesinde başlattığı il ziyaretleri kapsamında Diyarbakır, Çanakkale, Adana, Kahramanmaraş, Kocaeli, Bolu, Elazığ, Kars ve Aydın’ın ardından Eskişehir’de temaslarda bulundu. Yüksek Hızlı Tren (YHT) ile Ankara Eryaman’dan Eskişehir’e giden Varank’ı, Eskişehir Yüksek Hızlı Tren İstasyonu’nda Vali Özdemir Çakacak, AK Parti Eskişehir milletvekilleri Nabi Avcı, Emine Nur Günay, Harun Karacan, Cumhur İttifakı’nın AK Partili Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Burhan Sakallı ile diğer protokol üyeleri karşıladı. Varank, daha sonra Mahmudiye ilçesine geçerek, Miracle Serakent’in açılışını yaptı. Varank, şunları söyledi:

“Özel sektör marifetiyle kurulacak ülkemizin, hatta dünyanın en büyük Serakent projesinin tanıtımı vesilesiyle Eskişehir’de bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyor, sizleri saygıyla selamlıyorum. Tarımsal verimliliği artırma, gıda arz güvenliğini sağlama ve ihracat potansiyelimizi yukarılara taşıma adına oldukça önemli bir projeden bahsediyoruz. Yatırım sürecinin tüm aşamaları tamamlandığında milyar dolarlarla ifade edeceğimiz bir üretim tesisini şehrimize kazandırmış olacağız. Böylece 10 bin dekarlık alanda, 10 binin üzerinde vatandaşımıza istihdam sağlanması mümkün olacak. Anlayacağınız bu iş bir memleket meselesi.Üretimin her alanında tam bağımsızlık hedefiyle yola çıktık. Savunma sanayinde nereden nereye geldiğimiz ortada. Ancak, biz bununla yetinmiyoruz. Gerek sanayinin alt sektörlerinde, gerekse tarım gibi hayati alanlarda atılacak adımlar var. Yerli ve milli üretim öncülüğünde; yapısal temellerimizi daha da güçlendireceğiz. Seracılık yatırımlarını desteklemek için bakanlığımız geçtiğimiz hafta önemli bir adım attı. Bundan böyle 25 dekarlık modern seracılık yatırımları da öncelikli yatırım teşviğimizin cazip imkânlarından faydalanabilecek.”

AKILLI SERACILIK SİSTEMLERİ

Eskişehir’in de dâhil olduğu, gelişmiş bölgelerde sera yatırımı yapmak isteyenler için asgari arazi kapasitesini 40 dekardan 20 dekara indirdiklerini söyleyen Varank, şöyle devam etti:

“Hem yerli, hem de yabancı yatırımcıların bu fırsatlardan en iyi şekilde yararlanmasını istiyoruz. Tam da bu noktada Serakent büyük bir potansiyel sunuyor. Sanayisiyle parlayan Eskişehir’i, tarımda da ülkemizin marka şehirlerinden biri yapmak istiyoruz. Seracılığa sunduğumuz imkanlar, sadece yatırım teşvikleriyle sınırlı değil. KOSGEB yeni bir çağrıya çıktı. Akıllı dijital teknolojileri desteklemeye başladık. Bu teknolojileri geliştiren KOBİ’lere, uygulama ve ticarileşme desteği vereceğiz. Ayrıca, üretim sürecini dijitalleştirmek isteyenleri de teşvik edeceğiz. Bu çağrımız kapsamında, akıllı seracılık sistemleri ve yazılımlarını geliştiren şirketleri de, bunları kullanacak firmaları da destekliyoruz. Böylece akıllı dijital teknolojilerin, seracılıkta da uygulanmasını ve yaygınlaşmasını arzuluyoruz. Çünkü sera üretiminde teknolojiyi daha etkin kullanarak, verimi ve kaliteyi artırmak mümkün. Üretimin Ar-Ge’sinden tutun da, ticarileşmesine kadar olan her aşamasını destekliyoruz. Fikir geliştirenin ve üretenin her zaman yanındayız. Serakent projesi gibi projeler attığımız adımların ne kadar isabetli olduğunu gösteriyor. Hedefimiz Ar-Ge konusunda reel sektörün farkındalığını yukarılara çekerek, Ar-Ge firmalarımızın sayısını artırmak. Şurasını kesin olarak biliyoruz ki; Ar-Ge öncülüğündeki üretim, katma değer ve rekabet artışı olarak ekonomiye geri dönüyor. Bu da güçlü büyümeyi ve istihdamı beraberinde getiriyor.”