18 Mart Dolayısıyla Çanakkale Şehitler Abidesi’nde Tören Düzenlendi

18 Mart Dolayısıyla Çanakkale Şehitler Abidesi’nde Tören Düzenlendi

Çanakkale (CUHA) – 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 104. yıl dönümü nedeniyle Şehitler Abidesi’nde tören düzenlendi.

Şehitler Abidesi’nde düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve kuvvet komutanları ile Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş katıldı.

Şehitler Abidesi’ne gelişinde tören kıtasını selamlayan ve kuvvet komutanları ile görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende gerçekleştirilen konuşmalarının yanı sıra şehitlerin ruhu için gerçekleştirilen Kur’an’ı Kerim tilavetini dinledi, yapılan duaya da iştirak etti. Anıta çelenk bırakıp şehitlik defterini imzalayan Erdoğan, daha sonra şehitliklere karanfil bıraktı.

 

Dışişleri Bakanlığı’ndan Mali’deki Saldırı İçin Taziye Mesajı

Dışişleri Bakanlığı’ndan Mali’deki Saldırı İçin Taziye Mesajı

Ankara (CUHA) – Dışişleri Bakanlığı, Mali’nin Mopti bölgesinde güvenlik güçlerini hedef alan saldırı için taziye mesajı yayımladı.

Dışişleri Bakanlığı’nın yayımladığı mesajda, şöyle denildi:

“Mali’nin Mopti bölgesinde güvenlik güçlerini hedef alan terör saldırısında birçok kişinin hayatını kaybettiği ve yaralandığı üzüntüyle öğrenilmiştir. Bu menfur saldırıyı kınıyor, kardeş Mali halkına ve hükümetine taziyelerimizi sunuyor, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet ve yaralılara acil şifalar diliyoruz.”

Erdoğan: “Anadolu, Her Metrekaresinden Tarih Fışkıran Bir Açık Hava Müzesi Gibidir”

Erdoğan: “Anadolu, Her Metrekaresinden Tarih Fışkıran Bir Açık Hava Müzesi Gibidir”

Çanakkale (CUHA) – Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden olan Anadolu, her metrekaresinden âdeta tarih fışkıran bir açık hava müzesi gibidir. Çanakkale’den Mardin’e, Antalya’dan Trabzon’a, Çorum’a, Niğde’ye kadar her bir şehrimiz, tarih boyunca farklı kültürlere, medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Troya Müzesi’nin resmi açılış törenine katıldı. Troya Antik Kentinde bulunan ve Çanakkale merkeze bağlı Tevfikiye Köyü sınırları içinde yer alan Troya Müzesi’nin açılış töreninde Erdoğan, bir konuşma yaptı. Çanakkale ve yarımada bölgesinde birçok projeyi hayata geçirdiklerine işaret eden Erdoğan, bölgenin kadim tarihini; kapsamlı, hassas, itinalı ve sabırlı bir çalışmayla tekrar dünya kültür hazinesine kazandırdıklarını kaydetti. Özellikle on binlerce şehidin koyun koyuna yattığı Çanakkale Şehitliği’ni bakımsızlıktan kurtarmak için başbakanlığı döneminden bu yana büyük gayret sarf ettiklerini belirten Erdoğan, şunları söyledi:

“Şehitlikler kadar müzeler de bir milletin tarihinin aynasıdır. Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden olan Anadolu, her metrekaresinden âdeta tarih fışkıran bir açık hava müzesi gibidir. Çanakkale’den Mardin’e, Antalya’dan Trabzon’a, Çorum’a, Niğde’ye kadar her bir şehrimiz, tarih boyunca farklı kültürlere, medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Dünyada hiçbir ülkeye nasip olmayan bu eşsiz hazinenin kıymetini bilmek siyasetçisinden sanatçısına, çiftçisinden esnafına, tarihçisine kadar herkesin görevidir. 82 milyon olarak nasıl tarihi eserlerimize, camilerimize, külliyelerimize, saraylarımıza nasıl sahip çıkıyorsak, müzelerimize de aynı hassasiyetle sahip çıkmamızın gereğine inanıyorum.”

“TROYA MÜZESİ, TARİHİMİZİ GELECEK KUŞAKLARA TAŞIMA ÇABAMIZIN ÖRNEĞİ”

Açılışını yaptıkları Troya Müzesi’nin, tarihi gelecek kuşaklara en güzel biçimde taşıma çabalarının son örneği olduğunu söyleyen Erdoğan, 5 bin yıllık geçmişe sahip olan Troya’nın UNESCO tarafından 1998’de Dünya Kültür Mirası listesine alındığına, kendilerinin de 2018 senesini “Troya Yılı” ilan ederek daha iyi tanıtılmasını sağladıklarına işaret etti.

Bugün de Troya’nın barındırdığı tarihi hazineleri tüm insanlığın istifadesine sunan müzeyi hizmete açtıklarını sözlerine ekleyen Erdoğan, 19 Nisan 2013’te inşasına başlanan ve 64 milyon 444 bin liralık yatırım bedeliyle hayata geçirilen müzede, 52’si açık teşhir, bin 712’si kapalı teşhir olmak üzere toplam bin 764 eserin sergisinin yapıldığı bilgisini paylaştı. Müzeyle birlikte hem burada yapılan kazılarda ortaya çıkan arkeolojik eserlerin hem diğer ülkelerde bulunan Troya eserlerinin en güzel şekilde sergilenme imkânına kavuşulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, müzede sergilenmek üzere tespit edilen birçok kayıp eserin yurt dışından getirilmesi için de gerekli çalışmaları sürdürdüklerini aktardı. Troya Müzesi’nin Türkiye’ye ve Çanakkale’ye hayırlı olması temennisinde bulunan ve projenin hayata geçmesinde katkısı bulunan herkesi tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını Çanakkale şehitlerini yâd ederek tamamladı.

Konuşmasının ardından törende bulunan protokol üyeleriyle birlikte açılış kurdelesini kesen Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende sonra müzeyi ziyaret ederek müze ve müzede sergilenen eserlerle ilgili yetkililerden bilgi aldı.

 

Erdoğan: “Çanakkale’yi Ruhunda Yaşatmayanın Ülkeyle İlgili Cümle Kurmaya Hakkı Yok”

Erdoğan: “Çanakkale’yi Ruhunda Yaşatmayanın Ülkeyle İlgili Cümle Kurmaya Hakkı Yok”

Çanakkale (CUHA) – Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çanakkale Savaşı’nı, savaşlardan bir savaş sananın, bu topraklarla da bu milletle de bu ülkeyle de ilgisi yok demektir. Çanakkale’yi ruhunun derinliklerinde yaşatmayan hiç kimsenin, bu ülkeyle ve bu milletle ilgili tek cümle dahi kurmaya hakkı yoktur” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 18 Mart Stadyumu’nda düzenlenen 18 Mart Şehitlerini Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 104’üncü Yıl Dönümü Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı. Çanakkale’de bir asır önce neler yaşandığını bilmeyen, Çanakkale’de verilen mücadeleyi anlamayan, kavramayan hiç kimseye bu ülkenin havasının da, suyunun da, ekmeğinin de helal olmayacağını dile getiren Erdoğan, “Çanakkale Savaşı’nı, savaşlardan bir savaş sananın, bu topraklarla da, bu milletle de, bu ülkeyle de ilgisi yok demektir. Çanakkale’yi ruhunun derinliklerinde yaşatmayan hiç kimsenin, bu ülkeyle ve bu milletle ilgili tek cümle dahi kurmaya hakkı yoktur” diye konuştu.

“BİZ TARİHİ ŞANLA, ŞEREFLE, ONURLA YAZDIK”

Erdoğan, konuşmasının devamında, “Biz tarihi Çanakkale’de kanımızla yazdık. Biz tarihi, sınırda teröristleri yok ederek 15 Temmuz’daki gibi darbecileri çıplak ellerimizle püskürterek yazdık. Biz tarihi şanla, şerefle, onurla yazdık. Daha yazacak çok tarihimiz var. Münbiç’te yazacak tarihimiz var. Fırat’ın doğusunda yazacak tarihimiz var. Filistin’de uygulanan zulme, Kudüs’ün mahremiyetine yönelen saldırılara karşı yazacak tarihimiz var” ifadelerini kullandı.

 

Siirt Fıstığı Dünyaya Açılıyor

Siirt Fıstığı Dünyaya Açılıyor

Siirt (CUHA) – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, toplam 10 milyon euro’luk proje ile Siirt’in fıstığının Avrupa ve Rusya’ya ihracı için anlaşmalar yapıldığını açıkladı.

Bakan Varank, Siirt’e gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında fıstık işleme tesisinde incelemelerde bulundu. Siirt’te Meyveciliğin Geliştirilmesi Mali Destek Programı kapsamında 284 bahçe oluşturulduğunu kaydeden Varank, “Bu proje ile dağ taş fıstık ağacı oldu. Projemiz göçün önlenmesi ve istihdama sağladığı katkı açısından oldukça etkili olacak. Bu fabrikanın kurulumunda Avrupa Birliği fonları ile birlikte bakanlığımızın katkıları oldu. Burada üretilen fıstıklar hem ülkemizde hem de dünyanın her tarafında tüketilmekte. Tam faaliyete geçtiği zaman 100 kişilik istihdam sağlamış olacağız” dedi.

Vatandaşların fıstık ağaçlarını yetiştirerek, ürünlerini satabildiklerini kaydeden Varank, şöyle konuştu:

“Şehrimizin, ülkemizin ekonomisi kalkındırmak için güzel bir proje. Çok güzel neticeler elde ettik. Fabrikanın etrafındaki tepeler fıstık ağaçlarıyla dolu. Dağ taş fıstık ağacı oldu. Projemiz göçün önlenmesi ve istihdama sağladığı katkı açısından oldukça etkili olacak. Bu tesis AB fonlarıyla beraber, bakanlığımızın yürüttüğü bir proje ile hayata geçirildi. 10 milyon euro’luk bir yatırım söz konusu. Kalkınma ajansları, bu tesisin projesinin yürütücüsü. Şu anda il özel idaresine bağlı bir anonim şirket kuruldu. Bu şirket, tesisin işletmesini yapıyor.”

43 MİLYON TL’YE MAL OLDU

2007-2013 yıllarını kapsayan Katılım Öncesi Yardım Aracı IPA projelerinden biri olan “Fıstık İşleme Sektörü Ortak Sanayi Altyapısı Projesi”nin amacı, Siirt’te ortak paketleme tesisi kurulması ile ildeki yerel fıstık işleyicileri ve üreticilerinin kurumsal ve operasyonel kapasitelerinin iyileştirilerek fıstık sektörünün rekabet edebilirliğinin arttırılması olarak belirlendi. Siirt Fıstığı İşleme Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yönetilen tesis, Siirt Organize Sanayi Bölgesinde 12 bin metrekaresi kapalı alan olmak üzere 35 bin metrekare alandan oluşuyor. 43 milyon liraya mal olan tesisin, tam kapasiteyle üretime geçtiğinde 50 bin ton üretim yapması hedefleniyor.

 

Erdoğan: “Çanakkale’de Yakılan Meşale, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuruluşunda Yolumuzu Aydınlattı”

Erdoğan: “Çanakkale’de Yakılan Meşale, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuruluşunda Yolumuzu Aydınlattı”

Ankara (CUHA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Çanakkale’de yakılan meşale, istiklal mücadelemizde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda yolumuzu aydınlatmıştır. Cumhuriyetimiz, Çanakkale gibi, Kurtuluş Savaşı gibi büyük mücadelelerin, büyük fedakârlıkların üzerine inşa edilmiştir” dedi.

Erdoğan, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 104. yıldönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Çanakkale Zaferimizin 104. yıldönümünü, millet olarak büyük bir gurur ve heyecanla idrak ediyor; Çanakkale destanının tüm kahramanlarını bir kez daha hürmetle, minnetle yad ediyoruz” dedi.

Çanakkale’nin, yedi düvele meydan okuyan, dönemin en modern ordularını dize getiren, tarihin akışını değiştiren şanlı bir destan olduğunu vurgulayan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Çanakkale, tarihi şanlı zaferlerle dolu bir milletin asırlık uykusundan uyandığı, küllerinden yeniden doğduğu, birlik ve beraberlik ruhunu abideleştirdiği topraktır. Çanakkale, Türk Milleti olarak vatanımıza, hürriyetimize, bizi biz kılan mukaddes değerlere bağlılığımızın da timsalidir. Vatanın, milletin bekası için gözlerini kırpmadan canlarını feda etmeyi göze alan yüz binlerce kahraman, göz kamaştıran mücadeleleriyle “Çanakkale Geçilmez” sözünü tarihe nakşetmişlerdir. Kardeşliğin, dayanışmanın, muhabbetin, birliğin ve beraberliğin en çarpıcı örneklerinin yaşandığı savaş meydanında, imanımız, inancımız, fedakarlığımız ve bin yıllık medeniyet değerlerimiz milletimizi zafere taşımıştır. Tüm olumsuz koşullara rağmen, iman, azim ve vatan sevgisiyle kazanılan bu zafer, İstiklal Harbimizi de zafere ulaştıracak mücadeleci ruhun güçlenmesine vesile olmuştur. Çanakkale’de yakılan meşale, istiklal mücadelemizde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda yolumuzu aydınlatmıştır. Cumhuriyetimiz, Çanakkale gibi, Kurtuluş Savaşı gibi büyük mücadelelerin, büyük fedakârlıkların üzerine inşa edilmiştir. Bizlere düşen en büyük sorumluluk, kahraman ecdadımızın bizlere mirası bu vatana layıkıyla sahip çıkmak için, Çanakkale Savaşlarındaki ruhu, heyecanı, azmi, kararlılığı bugün de kalbimizde hissetmektir. Çanakkale şehitlerinin torunları olarak, istiklalimizden, istikbalimizden ve özgürlüğümüzden hiçbir şekilde taviz vermeyeceğiz. Bugün de vatanımız üzerinde oynanmak istenen oyunlara, milletimize yönelik hain planlara bu kararlılıkla karşı çıkıyor, kadını erkeği, genci yaşlısı tüm vatandaşlarımızla omuz omuza aydınlık yarınların inşası için yılmadan çalışıyoruz. Bu düşüncelerle, Çanakkale Zaferi’nin yıldönümünü kutluyor, 18 Mart Şehitler Günü’nde bu toprakları bize mukaddes bir vatan olarak emanet eden tüm şehitlerimizi, başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmetle, şükranla anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.”

 

Bakan Çavuşoğlu, Yeni Zelanda’yı Ziyaret Etti

Bakan Çavuşoğlu, Yeni Zelanda’yı Ziyaret Etti

Ankara (CUHA) – Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’nin taziyelerini iletmek ve Yeni Zelanda halkıyla dayanışma göstermek amacıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’la birlikte Yeni Zelanda’yı ziyaret etti.

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Çavuşoğlu ve Oktay, dün gittikleri Yeni Zelanda’da Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Winston Peters’la bir görüşme gerçekleştirdiler ve Türkiye adına taziyelerini ilettiler.

İslamofobiye karşı topyekun mücadele edilmesi gerektiğini vurgulayan Çavuşoğlu, Türkiye’nin Yeni Zelanda’ya her türlü yardıma hazır olduğunu ifade etti.

Çavuşoğlu ve Oktay, saldırıdan kurtulan Al-Noor Cami İmamı ve Christchurch’deki Müslümanlarla da bir araya geldiler.

 

TBMM Başkanı Şentop: “Çanakkale Zaferinin Her Daim Yol Gösterici Olmasını Temenni Ediyorum”

TBMM Başkanı Şentop: “Çanakkale Zaferinin Her Daim Yol Gösterici Olmasını Temenni Ediyorum”

Ankara (CUHA) – TBMM Başkanı Mustafa Şentop, “Milletimizin iftihar levhalarından birisi olan Çanakkale Zaferinin ilhamıyla ve ruhuyla her daim yol gösterici olmasını temenni ediyorum” dedi.

Şentop, 18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Deniz Zaferinin 104. Yıldönümü sebebiyle mesaj yayımladı. Türk milletinin büyük başarılarından birinin, Çanakkale Zaferi olduğunu belirten Şentop, şu ifadeleri kullandı:

“Barbarlığa ve istilâya karşı vatan savunmasının, tasalluta karşı direncin, zulme karşı onurun en abidevî örneklerinden olan bu zaferin, yalnızca aziz milletimize değil, yeryüzünün bütün ezilen toplumları için ilham veren bir niteliğe sahip olduğu aşikârdır ve bu ilham diriliğini günümüzde de muhafaza etmektedir.

Çanakkale Boğazına kirli niyetleriyle ve kibirli halleriyle hücum eden istilâ heveslilerinin karşısında vakur ve çelikten bir irade kesilen Mehmetçik, bu dirayete milletimizin evladı olmasından ötürü sahipti. İstilacılar Çanakkale önlerine Irresistible, Inflexible, Agamemnon zırhlılarıyla geldiler. Fakat bu zırhlıların isminde bile kendini gösteren kibir karşısında Mehmetçik, Nusret ile zafer hattını çekmesini bildi. O gün Nusret ile zafere yürüyen Mehmetçik kim ise, bugün de dünyanın her yerinde teröre, istilaya, sömürüye karşı, insanî değerleri savunan Mehmetçik o’dur. Bugün Türkiye için mücadele ederken hayatını bu yüce davaya azık eden şehitlerimiz, birkaç dakika sonra şehit olacağını bile bile sipere girerken bir an olsun korku emaresi göstermeyip düşmanı yok eden Çanakkale kahramanlarının öz evladıdır.

Çanakkale Zaferi, aziz milletimizin kudret ve cesaretini bir kez daha göstermesi bakımından hafızalarımızdan bir an olsun çıkmaması gereken bir büyük destandır. Vatanı mübarek, Kelâmı mukaddes ve mücadeleyi vazife bilmenin en asil timsali olarak şehadete yükselen muazzez şehitlerimiz, sâyelerinde bu topraklarda hürriyet içinde yaşayan bizlere büyük ve ibretlerle dolu bir miras bırakmıştır. Kur’an-ı Kerim ve Ezan okuyarak, Kelime-i Şahadetlerle en yüce makama, şehadete yürünerek inşa edilen kahramanlık destanından bugüne akseden ruh, ne mutlu ki on milyonlarca vatan evladı tarafından benimsenmektedir.

Allah, Çanakkale Zaferini inşa eden şehitlerimizin şehadetini makbul, bu zafer ve şehadet mirasını iftiharla benimseyen milletimizi her güçlük karşısında muzaffer eylesin. Apaçık fethin ışığında, Yeniden Büyük Türkiye davasının peşinde ve uğruna nice güneşlerin battığı Hilâlin gölgesinde istikbâle yürümek inanç ve duasıyla şehitlerimizin hâtırası önünde tazimle eğiliyor, milletimizin iftihar levhalarından birisi olan Çanakkale Zaferinin ilhamıyla ve ruhuyla her daim yol gösterici olmasını temenni ediyorum.”

Hakkari, Siirt ve Şırnak’ta Yoğun Kar Yağışı Bekleniyor

Hakkari, Siirt ve Şırnak’ta Yoğun Kar Yağışı Bekleniyor

Ankara (CUHA) – Meteoroloji, hafta sonu Hakkari ile Siirt’in Pervari, Şırnak’ın Uludere ve Beytüşşebap ilçelerinde yoğun kar yağışı beklendiğini belirtti.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden yapılan uyarıda, “Hafta sonu Hakkari ile Siirt’in Pervari, Şırnak’ın Uludere ve Beytüşşebap ilçelerinde yoğun kar yağışı (30-60 cm) beklendiğinden meydana gelebilecek ulaşımda aksamalar, buzlanma ve don olayı, tipi, çığ tehlikesi gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir” denildi.

 

Bakan Ersoy: “İstanbul Havalimanı’nda Açılacak Müze ile Türkiye’yi Tanıtmak İstiyoruz”

Bakan Ersoy: “İstanbul Havalimanı’nda Açılacak Müze ile Türkiye’yi Tanıtmak İstiyoruz”

İstanbul (CUHA) – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “İstanbul Havalimanı’nda açılacak müze ile Türkiye’yi tanıtmak istiyoruz. Amacımız ilk etapta transit yolcuları kazanmak. Çünkü biliyorsunuz Türkiye’ye giriş yapan her 3 turistten biri İstanbul Havalimanı’ndan giriş yapıyor” dedi.

Ersoy, Türkiye ve dünya tarihine ait eserlerin farklı bir müzecilik anlayışıyla sergilendiği Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi’ni, müzenin kurucusu Nejat Çuhadaroğlu ile birlikte ziyaret etti. Çuhadaroğlu’nun rehberliğinde müzeyi gezen Bakan Ersoy, eserler ile ilgili tek tek bilgi aldı.

Müze gezisinin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Ersoy, “Açıkçası büyük bir ihtiyacı karşılamış. Osmanlı’dan Türk savaş malzemelerinin sergilendiği, 1. Dünya Savaşı, 2. Dünya Savaşı ve daha öncesine ait savaş malzemelerinin sergilendiği çok büyük, ilginç ve merak uyandıracak bir sergi olmuş. Biz yurt dışından özellikle Muhteşem Yüzyıl ve Osmanlı dönemiyle ilgili, saray kıyafetleriyle ilgili davetler alıyoruz. Yurt dışındaki sergi ihtiyacı için de tamamlayıcı bir nitelik taşıyor bu sergi. Nejat Bey ile de görüştük, bu serginin yurt dışında da sergilenmesi için bir çalışma yapacağız” ifadelerini kullandı.

“TRANSİTTEN KAYBETTİĞİMİZ YOLCULARA TÜRKİYE’Yİ TANITMAK İSTİYORUZ”

İstanbul Havalimanı’nda müze açılmasına ilişkin İGA ile imzalanan protokole dair soruları da yanıtlayan Bakan Ersoy, şöyle konuştu:

“Bütün Anadolu’yu anlatan bir müze olsun istiyoruz. Hem İGA’nın ekipleri, hem bizim ekiplerimiz hem Tanıtma Genel Müdürlüğümüz, birkaç toplantı daha yapacaklar. Çok kısa sürede hayata geçireceğiz. Orada Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın işleteceği bir müze olacak. Amacımız ilk etapta transit yolcuları kazanmak. Çünkü biliyorsunuz Türkiye’ye giriş yapan her 3 turistten biri İstanbul Havalimanı’ndan giriş yapıyor. Bir o kadar sayıda turist de İstanbul’a kadar geliyor ve transitten başka bir ülkeye geçiyor. İşte o İstanbul’a getirmeyi başarıp transitten kaybettiğimiz yolculara bu müzeyi ve başka tanıtım materyallerini de kullanarak Türkiye’yi tanıtmak istiyoruz. Belki akıllarını çeleriz ve bir dahaki seyahatlerinde tatil programlarına Türkiye’yi alırlar diye düşünüyoruz. Mutlaka başarılı olacağımıza inanıyoruz. Tanıtım açısından iyi bir fırsat.”

 

Ege’de Deprem: 3,6

Ege’de Deprem: 3,6

Ankara (CUHA) –– Ege Denizi’nde 3,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Kandilli Rasathanesi’nin verilerine göre, Ege Denizi’nde saat 06.44’te, 7,9 kilometre derinliğinde 3,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Milli Savunma Bakanlığı, Yeni Zelanda’da Camilere Yapılan Saldırıyı Kınadı

Milli Savunma Bakanlığı, Yeni Zelanda’da Camilere Yapılan Saldırıyı Kınadı

Ankara (CUHA) – Milli Savunma Bakanlığı, Yeni Zelanda’da Cuma namazı sırasında Müslümanları hedef alan saldırıyı kınadı.

Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, şöyle denildi:

“Yeni Zelanda’da Cuma namazı sırasında Müslümanları canice hedef alan katliamı en sert şekilde kınıyor, terör eylemini gerçekleştirenlerle birlikte hamilerini de lanetliyoruz. Sapık ruhlu teröristlerin bu alçak ve vahşi saldırısında hayatını kaybeden Müslüman kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır, yaralılara acil şifalar diliyoruz.”

 

Hatay’da Kuvvetli Yağış Bekleniyor

Hatay’da Kuvvetli Yağış Bekleniyor

Ankara (CUHA) – Meteoroloji, Hatay’da sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların bugün öğle saatlerinden sonra etkisini arttırmasının beklendiğini duyurdu.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden yapılan duyuruda, şöyle denildi:

“Hatay’da bugün öğle saatlerinden sonra etkisini arttırması beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların, Antakya, Samandağ, Yayladağ, Altınözü ve Reyhanlı ilçelerinde aralıklı ve yerel olarak çok kuvvetli (50-75 kg/m2) olması bekleniyor. Cumartesi öğle saatlerinden sonra etkisini kaybetmesi beklenen yağışların oluşturabileceği, sel, su baskını, yıldırım, ulaşımda aksamalar, yağış anında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.”

TBMM Başkanı Şentop: Bu Saldırılara Tavrımız Öfke Duymanın Ötesine Geçmek Zorunda

TBMM Başkanı Şentop: Bu Saldırılara Tavrımız Öfke Duymanın Ötesine Geçmek Zorunda

Ankara (CUHA) – TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Yeni Zelanda’da iki camiye düzenlenen saldırıya ilişkin, “Bu acı haber karşısında dini, milleti, inanışı ne olursa olsun insani değerlere sahip olan herkesin tavrı derin bir nefret ve teröre karşı öfke olacaktır. Bu ve benzeri saldırılar karşısında tavrımız öfke duymanın ötesine geçmek zorundadır” dedi.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop,14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla ziyaret ettiği Meclis Hastanesinde Yeni Zelanda’nın Christchurch şehrinde iki camiye düzenlenen ve çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şentop, “İslam dünyası olarak büyük bir üzüntü içerisindeyiz. Yeni Zelanda’nın Christchurch şehrinde cuma namazını kılmakta olan cemaate yönelik bir terör saldırısı gerçekleştirildiğini, saldırıda şehitlerimiz, yaralılarımız olduğunu millet olarak büyük bir üzüntüyle öğrendik. Bu acı haber karşısında dini, milleti, inanışı ne olursa olsun insani değerlere sahip olan herkesin tavrı derin bir nefret ve teröre karşı öfke olacaktır” dedi.

Böylesi bir olay karşısında yalnızca öfke duymanın yetmeyeceğini belirten Şentop, şöyle devam etti:

“Sorumlular birkaç aşırı ve terör eğilimli kimseden ibaret olamaz. Sorumlular, Müslümanlara ve İslam dünyasına karşı nefreti körükleyen, yayan ve meşrulaştıran bazı Batılı politikalar ve politikacılardır. Bu saldırıların sorumluları, barış esasına dayanan yüce İslam dinini terörle eş değer gösterme hususunda inatçı ve cahilce tavırlar içinde bulunan yetkililerdir. Bu saldırıların sorumluları İslam karşıtı duyguları körükleyen medya unsurlarıdır. İslam’a karşı saldırılara yol açan zehirli iklim ve bazı Batılı yönetimlerin İslam karşıtı sorumsuzlukları ortadan kalkmadan bu terör olayları sona ermeyecektir. Bu ve benzeri saldırılar karşısında tavrımız öfke duymanın ötesine geçmek zorundadır.”

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prof. Dr. Dedeoğlu’nun Cenaze Törenine Katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prof. Dr. Dedeoğlu’nun Cenaze Törenine Katıldı

İstanbul (CUHA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önceki gün vefat eden, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu ve Yükseköğretim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Beril Dedeoğlu’nun cenaze törenine katıldı.

Prof. Dr. Dedeoğlu’nun öğretim üyesi olarak hizmet verdiği Galatasaray Üniversitesi’nde düzenlenen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı. Konuşmasına, Beril Dedeoğlu’na Allah’tan rahmet ve mağfiret, yakınlarına, akademi dünyasına ve millete başsağlığı temennisinde bulunarak başlayan Erdoğan, kaybedilen her ilim insanının yeri doldurulamaz bir boşluk bıraktığını ifade etti. Dedeoğlu’nun, görev yaptığı her yerde birikimi, üretkenliği, çalışkanlığı ve nezaketiyle sevilen, saygı duyulan bir isim olduğunu dile getiren Erdoğan, “Uluslararası ilişkiler alanında yerli ve millî bakış açısıyla yaptığı değerlendirmeler, her zaman ufkumuzu açmış, önümüzü aydınlatmıştır” diye konuştu.

Prof. Dedeoğlu’nun ortaya koyduğu ürünlerin yanı sıra, yetiştirdiği öğrenciler ve üstlendiği görevlerle de daima ülkesine karşı mesuliyetini yerine getirmeye gayret ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları söyledi:

“Bağrından çıktığı topluma hizmet etme heyecanına ve çabasına bizzat şahit olduğumuz hocamızı genç denebilecek bir yaşta kaybetmenin üzüntüsü içerisindeyiz. Hâlbuki bizim Beril Hocamızla birlikte yapmayı planladığımız daha çok çalışma vardı. Gerçekten de Türkiye özellikle uluslararası ilişkilerle, güvenlik politikalarıyla ilgili hususlarda her türlü katkıya ihtiyacımız olan kritik bir dönemden geçiyor. Eminim kendisinin de zihninde planı hazır olan daha çalışması, projesi, eser taslağı bulunuyordu. İnşallah onun bıraktığı yerden öğrencileri, mesai arkadaşları çalışmalarını devralacak ve nihayete erdireceklerdir. İlim dünyamızdan kayan bir yıldız olarak gördüğüm Hocamıza bir kez daha Allah’tan rahmet, ailesine, akademi dünyamıza ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum.”

“YENİ ZELANDA’DAKİ SALDIRIYI NEFRETLE KINIYORUM”

Konuşmasında, Yeni Zelanda’da Cuma namazı kılmak için bir araya gelen Müslümanlara yönelik saldırıya da değinen Erdoğan, saldırıyı nefretle kınadığını belirtti.

Erdoğan, “Dünyada uzunca bir süredir yükselişi seyredilen ve hatta teşvik edilen İslam düşmanlığı bu saldırıyla bireysel taciz çizgisini geçerek, toplu katliam boyutuna ulaşmıştır. Saldırının uzun bir planlamanın ve motivasyonun sonucu olduğu dolayısıyla, fevri bir davranış denilerek geçiştirilemeyeceği bellidir” dedi.

Türkiye’yi, Türk milletini ve şahsını da hedef alan katilin temsil ettiği anlayışın, Batı toplumlarını bir kanser gibi hızla ele geçirmeye başladığına dikkat çeken Erdoğan, “Kaldı ki ülkemi dahi Anadolu ve batı olarak ayırmak suretiyle orada da kendine has değerlendirmeleri yapan ortada gerçekten bir terörist, bir katil var” diye ekledi.

“BATI ÜLKELERİ ARTAN İSLAM DÜŞMANLIĞI KARŞISINDA SÜRATLE TEDBİR ALMALI”

Önlem alınmadığı takdirde bu kötü gidişin ürünü olan felaket haberlerine yenilerinin eklenmesinin kaçınılmaz olacağının altını çizen Erdoğan, “Tüm dünyayı özellikle de Batı ülkelerini insanlığın tamamını tehdit eden bu tehlikeli gidişe karşı süratle tedbir almaya davet ediyoruz” dedi.

Yeni Zelanda’daki saldırıda hayatlarını kaybeden masumlara Allah’tan rahmet dileyen Erdoğan, “Sadece bu konuyu bile uzun uzadıya değerlendirme ihtiyacı hissedeceğimiz Beril Hocamızı bir kez daha tazimle yâd ediyorum” ifadelerini kullandı.

 

Dışişleri Bakanlığı, Yeni Zelanda’da Camilere Yapılan Saldırıyı Kınadı

Dışişleri Bakanlığı, Yeni Zelanda’da Camilere Yapılan Saldırıyı Kınadı

Ankara (CUHA) – Dışişleri Bakanlığı, Yeni Zelanda’nın Christchurch şehrinde iki camiye gerçekleştirilen saldırılarda çok sayıda kişinin hayatını kaybettiğini ve yaralandığını belirterek, “Bu hunhar saldırıları şiddetle lanetliyoruz” ifadesini kullandı.

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, şöyle denildi:

“Yeni Zelanda’nın Christchurch şehrinde iki camiye gerçekleştirilen saldırılarda çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği ve yaralandığı derin üzüntüyle öğrenilmiştir. Bu hunhar saldırıları şiddetle lanetliyoruz. Saldırılarda hayatlarını kaybedenlerin yakınlarına ve Yeni Zelanda halkına taziyelerimizi iletiyoruz. Yeni Zelanda Hükümeti’nin, İslamofobi motifli olduğu anlaşılan bu saldırılara ilişkin soruşturmayı etkin şekilde yürüteceğine ve failleri bir an önce adalet önüne çıkaracağına inanıyoruz. Bu bağlamda, Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern’in yapmış olduğu açıklamayı memnuniyetle karşılıyoruz.”

Erdoğan, Yeni Zelanda’da Camiye Yapılan Saldırıyı Kınadı

Erdoğan, Yeni Zelanda’da Camiye Yapılan Saldırıyı Kınadı

Ankara (CUHA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Yeni Zelanda’da ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı:

“Yeni Zelanda’da Nur Camii’ne ve orada ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum. Saldırıda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Maalesef dünyada yükselmekte olan ırkçılık ve İslam karşıtlığının yeni bir örneği olarak yaşanan bu acı hadiseden dolayı İslam dünyasına ve Yeni Zelanda halkına ülkem ve şahsım adına başsağlığı diliyorum.”

Bakan Gül: “2018 Yılında 208 Bin 14 Dosya Uzlaşma ile Sonuçlandı”

Bakan Gül: “2018 Yılında 208 Bin 14 Dosya Uzlaşma ile Sonuçlandı”

Ankara (CUHA) – Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, 2018 yılında 208 bin 14 dosyanın uzlaşma ile sonuçlandığını vurgulayarak, “Uzlaştırmada, en başta suç mağdurunun hakları korunuyor, suçtan kaynaklanan bir zararı varsa bunun hızlıca telafi edilmesi sağlanıyor” dedi.

Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından Ankara Hakimevi’nde gerçekleştirilen Uzlaştırma Ödül Töreni ve Basit Yargılama, Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi, Ceza Kararnamesi Çalıştayı’nda konuşan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Bağımsız ve tarafsızca çalışmaları, doğru ve adil kararlar yönünde cesaretlendirilmelidir. İnsana dokunan, vatandaş memnuniyetini esas alan uygulamalar teşvik görmelidir. Bu anlayışla ilk kez geçen sene uzlaştırmada başarı gösterenleri ödüllendirmiştik. Bugün bu uygulamayı gelenekselleştirme yolunda bir adım atıyoruz. Tespit ettiğimiz başarılı, örnek uygulamalarıyla Cumhuriyet başsavcılarımıza, savcılarımıza ve uzlaştırıcılarımıza teşekkür beratlarını takdim edeceğiz” dedi.

“GÜVEN VEREN VE ERİŞİLEBİLİR BİR ADALET SİSTEMİ”

Hukuk devletinin hak arama yollarını açık ve işler tutan devlet olduğunu belirten Bakan Gül konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Hukuk devleti, sadece mahkemeye, üzerinde “ilam” yazılı bir belgeye değil, bizzat adalete erişimi garanti etmelidir. Vicdanları tatmin eden adalettir. Toplumda huzur ve güveni temin eden de adalettir. Tam da bu sebeple çalışmalarımızda bir yol haritası değeri taşıyan “Yargı Reformu Strateji Belgesi”nin temel vizyonunu güven veren ve erişilebilir bir adalet sistemi olarak belirledik. Güven veren adalet, merkezine insanı alan politikalar demektir. Güven veren adalet, sistemi değer merkezli inşa etmektir. Güven veren adalet, Diyarbakır’da, Erzurum’da, Antalya’da, İzmir’de, Ankara’da hakimler var diyebilmektir. Güven veren adalet, hakkın gecikmeden, zamanında teslimidir. Strateji belgemiz bu doğrultuda önemli yenilikler, hedef ve faaliyetler içeriyor.”

“LEKELENMEME HAKKIYLA VATANDAŞ KORUNUYOR”

Bakan Gül, asılsız isnatlar, soyut ve temelsiz ihbarlar veya ceza hukukunun alanı dışında kalan şikayetlerin sadece sisteme ilave bir iş yükü sonucunu doğurmadığını, vatandaşların onur ve saygınlığının korunması, gereksiz biçimde sistemin içine alınmalarının önlenmesini de zorunlu kıldığını vurguladı. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 158’inci maddesinde yapılan düzenleme ile vatandaşların lekelenmeme haklarını daha güvenceli biçimde koruduğunu hatırlatan Bakan Gül, 60 bine yakın vatandaşın haksız başvurularla, soyut ve dayanaksız ihbarlara karşı korunduğunu ve lekelenmekten kurtulduğuna dikkat çekti.

2018 YILINDA 208 BİN 014 DOSYA UZLAŞMAYLA SONUÇLANDI

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Bakanlık bünyesinde kurulan Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı sayesinde ceza adaleti sistemi içinde başvurulan alternatif çözüm yöntemleriyle çözüm önerilerinin geliştirildiğini ifade etti.  Geçtiğimiz yıl 208 bin 014 dosyada uzlaşmanın sağlandığını belirten Gül, aynı yıl 36 bin 882 dosyanın ön ödeme ile sonuçlandığını, 59 bin 320 dosyada ise kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiğini aktardı. Uzlaştırmanın fail-mağdur çatışmasını ortadan kaldırarak, yeni ihtilafların çıkmasını da önlediğine değinen Bakan Gül, şu görüşlerini paylaştı:

“Toplumsal barışa katkı sunuyor. Bir diğer sonuç, yargıdaki iş yüküyle ilgilidir. Uyuşmazlıkların klasik dava yolu dışında çözümü, ceza mahkemeleri ve savcılıkların iş yükünü azaltmaktadır. Emek, zaman ve kaynak tasarrufu sağlanmaktadır. Bununla bağlantılı olarak, uzlaştırma yoluna gidilmeyen veya gidilmesi mümkün olmayan davalardaki yargılamalar da hızlanmaktadır. Asıl olan mağdurun korunması, adalet duygusunun en kısa sürede tatmin edilmesidir.”

 

Emine Erdoğan: “Karar Süreçlerinde Kadınların Eksikliği Tüm Toplumu İlgilendiren Bir Noksanlık”

Emine Erdoğan: “Karar Süreçlerinde Kadınların Eksikliği Tüm Toplumu İlgilendiren Bir Noksanlık”

Ankara (CUHA) – Emine Erdoğan, “Bugün artık kadınların istihdamı kadar, çalıştıkları sektörlerde karar alıcı pozisyonda olmalarını önemli görüyoruz. Zira karar süreçlerinde kadınların eksikliği, tüm toplumu ilgilendiren bir noksanlıktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından enerji sektöründe kadın istihdamını artırmak ve kamuoyunda farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenen “Türkiye’ye Enerji Veren Kadınlar Ödül Töreni”ne katıldı. Törende bir konuşma yapan Emine Erdoğan, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının geçen yıl başlatmış olduğu ödül töreninin, başta kadınlar olmak üzere herkese ilhamlar vereceğini düşündüğünü söyledi.

“KADINLARIN OLMADIĞI HER DURUM, HAYATI TEK GÖZLE ALGILAMAK GİBİ”

Ödüller her dalda bir kişiye verilse de projesiyle aday olan her kadının birincilik ödülünü paylaştığına inandığını ifade eden Emine Erdoğan, kadınların istihdamı kadar, çalıştıkları sektörlerde karar alıcı pozisyonda olmalarının da önemli olduğuna, zira karar süreçlerinde kadınların eksikliğinin, tüm toplumu ilgilendiren bir noksanlık olduğuna işaret etti.

Emine Erdoğan, kadın ruhunun baştan aşağı enerji, fikriyatının ise tabii bir kaynak olduğunu vurgulayarak, “Bu enerjinin ve tabi kaynağın işin içine girmediği her alan, bir kör noktaya dönüşür. Doğru ve keskin bir bakış, iki gözle bakmayı gerekli kılar ki kadınların olmadığı her durum, hayatı tek gözle algılamak gibidir” dedi.

Teknoloji ile insan arasındaki bağın her geçen gün kuvvetlendiğine, hayatın büyük oranda teknolojiye bağlı olarak yaşanır hâle geldiğine dikkati çeken Emine Erdoğan, teknolojinin fikirlerle tasarlanan bir olgu olduğunu, dolayısıyla bu alanda mümkün olduğunca çok kadın fikrine ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

“EKTİĞİNİZ İLHAM TOHUMLARI, KİM BİLİR İLERİDE NASIL BAŞAKLAR VERECEK”

Dünya Ekonomik Forumunun Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre, dünyada yapay zekâ profesyoneli kadınların oranının sadece yüzde 22 olduğu bilgisini paylaşan Emine Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Peki ne oluyor da kadınlar, kendi geleceklerini doğrudan ilgilendiren bu alanlara adım atmaktan geri duruyorlar? Sanıyorum bunun arkasındaki temel neden, kız çocuklarının bilim alanına yeterince yönlendirilmemesi. Anne babalar genellikle, bilim, matematik, teknoloji ve mühendislik gibi alanlarda erkek çocuklarının başarı gösterebileceklerine inanıyorlar. Uluslararası raporlar kadar Türkiye’deki rakamlar da bunu teyit ediyor. Nitekim kadınların eğitim ve sağlık bilimlerindeki oranı yüzde 60’ların üzerinde. Mimarlık ve inşaatta yüzde 32, bilişimde ise bu rakam yalnızca yüzde 22. İşte bu sebeple, bugün burada Enerji Sektörü gibi dünyanın geleceğini doğrudan ilgilendiren bir konuda başarı gösteren kadınlarımızla birlikte olmak, çok önemli. Sizlerin, gençlerimize vereceğiz ilhamın değeri paha biçilmez. Yaptığınız çalışmalarla bilim dünyasına çok büyük katkılarda bulunduğunuz gibi, gençlerimize de cesaret veriyorsunuz. Sizin bugün ektiğiniz ilham tohumları, kim bilir ileride nasıl başaklar verecek?”

Emine Erdoğan, kadınlara yönelik başarı hikâyelerinin özellikle Anadolu’nun küçük yerlerindeki kız öğrencilere ulaştırılmasını isteyerek, o küçük yerlerden ne kadar büyük cevherler çıkacağının asla bilinemeyeceğini sözlerine ekledi.

 

 

Bakan Varank: “Hedeflerimizin Başında Türkiye’nin Yerli Otomobilini Üretmek Olacak”

Bakan Varank: “Hedeflerimizin Başında Türkiye’nin Yerli Otomobilini Üretmek Olacak”

Ankara (CUHA) – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, otomotiv sektöründe elektrik kullanımına doğru kuvvetli bir yönelim olduğunu belirterek, “En öncelikli hedeflerimizin başında Türkiye’nin yerli otomobilini üretmek olacak” dedi.

Bakan Varank, Otomotiv Sanayii Derneği’nin 45’inci Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, 16 senede üretimde düşük teknoloji düzeyinden; orta ve üzeri teknolojiye doğru başarılı bir geçişe imza attıklarını söyledi. 2002’de ihracatın yüzde 50’si düşük teknolojili ürünlerden oluşurken, geçen sene itibarıyla bu oranı yüzde 32’ye düşürdüklerini kaydeden Varank, şunları ifade etti:

“Yani Türkiye 16 yılda sadece ürettiği mal çeşidini değil, aynı zamanda bu ürünlerin teknoloji yoğunluğunu da artırmayı başardı. Yeni kabiliyetler, yeni üretim yöntemleri keşfetti. Keşfettiği bu yetenekleri dış piyasalara rekabetçi bir şekilde pazarladı. Artık hedefimiz yüksek teknolojiye geçişi doğru bir metotla sağlamak. Bunun için kamunun koyduğu vizyonu başarıyla yürütecek; dinamik, yenilikçi ve rekabetçi bir özel sektör kilit önem taşıyor. Bu bağlamda ülkemizde sanayinin lokomotifi otomotiv sektörünü ayrıcalıklı bir yere koyuyoruz. Otomotiv sektöründe bakanlığımızca desteklenen 159 Ar-Ge ve Tasarım Merkezi bulunuyor, 5 binin üzerinde personel buralarda istihdam ediliyor. Bu merkezler nice başarı hikayelerine ev sahipliği yaptı, yapmaya da devam edecek. Biz bakanlık olarak her türlü desteği vermeye hazırız. Otomotiv yatırımları için oldukça cazip bir yatırım teşvik sistemimiz de var. 5 senede sektöre verdiğimiz 715 yatırım teşvik belgesiyle, 28 milyar lira tutarında yatırımı destekledik ve 28 bin kişilik yeni istihdama katkı sağladık. Bu yatırımların yüzde 68’ini yabancı sermayeli firmalar gerçekleştirdi. Yine Proje Bazlı Teşvik Sistemimiz de otomotiv sanayinin hizmetinde oldu. Otomotivde elektrik enerjisi kullanımına doğru kuvvetli bir yönelim söz konusu. Bu alanda öncü olmayı hedefleyen yeni girişimlerin yanında, mevcut büyük oyuncular da birbiri ardına bu piyasaya yönelik stratejiler geliştiriyor. Aslında tüm beklentiler şunu gösteriyor. 2030’lu yıllara gelindiğinde elektrikli araçlar, sektörü yeniden tasarlamış olacak. Bizim ve sektör olarak sizlerin bu gelişime ayak uydurmamız gerekiyor. Bu paradigma değişimlerini ülkemiz için bir fırsat olarak görüyoruz. Otomotivde atacağımız doğru adımlarla, gelecekte çok daha büyük bir endüstri haline gelebileceğimize inanıyorum. Burada, en öncelikli hedeflerimizin başında hiç şüphesiz Türkiye’nin yerli otomobilini üretmek olacak. 5 özel sektör firmamızın oluşturduğu Türkiyenin Otomobili Girişim Grubu ile önemli bir adım atmış olduk. Türkiye’nin yetkinliklerini kullanan ve teknoloji kapasitesini geliştiren bir iş modeliyle inşallah başarılı bir dünya devi ortaya çıkarmayı hayal ediyoruz. Sadece bir firmayla bu atılımı sağlamak elbette mümkün değil. Hâlihazırdaki yerli üretim kabiliyetlerimizi, beşeri sermayemizi ve rekabetçiliğimizi elektrikli araç teknolojilerine göre hızlıca geliştirmemiz gerekiyor. Sektörün gelişimi için yasal düzenlemeler, destek mekanizmaları, altyapı yatırımları, yeni nesil kullanıcı beklentilerini karşılayacak mobilite uygulamaları gibi hususları içeren kapsamlı bir bakış açımız var. Şarj altyapısına yapılacak yatırımlar, sensör teknolojileri, yapay zeka, otonom sürüş teknolojileri, büyük veri yönetimi, sistem yazılımları ve kullanıcı uygulamaları alanlarına öncelikli olarak odaklanacağız.”